Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15919 E. 2024/25784 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15919
Karar No
2024/25784
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adana 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2022/29995 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/88666 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/88666 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suça sürüklenen çocuğun 07.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce 05.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu suçun, inceleme konusu suçla birlikte değerlendirilerek suça sürüklenen çocuk hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak üzere soruşturma dosyalarının birleştirilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuğun inceleme dışı 05.02.2017 tarihli eylemi sebebiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.03.2017 tarihli ve 2017/17308 soruşturma, 2017/11199 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen mahkeme ve hâkim kararlarının istisnaî olarak Yargıtay’ca denetlenmesini sağlayan olağanüstü ve istisnaî bir kanun yolu olup, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/02/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar suça sürüklenen çocuğa 11/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmasına rağmen, 15 günlük itiraz hakkının olduğunun açıkça yazılmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 19.12.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2017 tarihli ve 2016/86013 Soruşturma, 2017/187 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın usulüne uygun şekilde 11.02.2017 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli ve 2016/86013 Soruşturma, 2021/8930 Esas, 2021/185 sayılı iddianamesi ile Adana 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Adana 2. Çocuk Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.06.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 191. maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı, müdürlükçe yapılan işlemler hukuki sonuç doğurmayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 2. Çocuk Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15919, K. 2024/25784, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15919-e-2024-25784-k-2241ce6625cb