Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15309 E. 2023/11532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15309
Karar No
2023/11532
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 tarihli ve 2005/130 Esas, 2006/319 Karar sayılı kararı ile sanıkların, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 tarihli ve 2005/130 Esas, 2006/319 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerin Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2015/ 15141 Esas, 2016/5473 Karar sayılı kararı ile; " Dosya kapsamından ve sanıkların aşamalardaki savunmalarının içeriğinden; temyize gelen sanıklar ... Behzat ve Orhan’ın, iletişimin tespitine konu telefon görüşmelerinin kendilerine ait olmadığını beyan ettikleri anlaşılmakla; adı geçen sanıkların ses örnekleri alınarak, iletişimin tespitine ilişkin ses kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının adı geçen sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde, telefon konuşmalarının olayla ve gerçekleşen olgularla birlikte ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi, ayrıca dosyada yer alan üst arama tutanaklarına göre, adı geçen sanıklarda ele geçirilen ve seri numaraları belirtilen kartların (sim, hazır, muhabbet kart)hangi telefon numaralarına karşılık geldiğinin tespit edilerek, iletişimin tespiti kararlarına konu telefon numaralarından olup olmadıklarının belirlenmesi; sonucuna göre sanıklar ... Ramazan, Behzat... Vedat ve Orhan’ın hukukî durumlarının tartışılıp saptanması gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması" nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. C. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli ve 2017/18 Esas, 2023/205 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerlerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle, Sanıkların "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu, beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi ceza miktarı açısından lehe olsa da, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, lehe olan 765 sayılı Kanun’un 403 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve altıncı fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 15 yıllık dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. B. Sanıklar hakkında 17.05.2023 tarihinde verilen temyize konu beraat kararlarının, zamanaşımını kesmediği dikkate alındığında, zamanaşımını en son kesen işlem olan 26.12.2006 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 26.04.2005 tarihinden itibaren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 15 yıllık dava zamanaşımı süresinin temyize konu hüküm kurulmadan önce gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2017/18 Esas, 2023/205 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15309, K. 2023/11532, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15309-e-2023-11532-k-ee423fe94174