Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13518 E. 2024/25481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13518
- Karar No
- 2024/25481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara yönelik itirazın "reddine" kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/18602 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62174 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62174 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/2022 tarihli kararı ile sanığın ablası tarafından verilen itiraz dilekçesinin kanun yoluna başvurma hakkı bulunmayan kişi tarafından verildiğinden bahisle itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, Somut olayda, İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli kararının sanığa 07.01.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık ... imzalı 14.01.2022 tarihli itiraz dilekçesinin, sanığın ablası tarafından mahkemesine sunulduğu, anılan dilekçe üzerinde "sanığın ablası tarafından sunulan dilekçe alındı, kimlik tespiti yapıldı, sanığın karantinada olduğunu belirtti" şeklinde bir açıklama ile hakim tarafından havale edildiğine dair imza ve tarihin bulunduğu, söz konusu dilekçe sonrasında da sanığın 17.01.2022 tarihli dilekçe içeriğinde rahatsızlığı nedeniyle kardeşinin ablası tarafından itiraz dilekçesinin ibraz edildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, itiraz süresinde kabul edilerek esastan bir inceleme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 02.12.2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2007 tarihli ve 2007/37895 Soruşturma, 2007/12561 Esas, 2007/4425 sayılı iddianamesi ile Kartal 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Kartal 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.06.2008 tarihli ve 2007/1860 Esas, 2008/417 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, infazın ertelenmesine karar verildiği, kararın, 14.07.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C. Kartal Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarihli ve 2013/291 Esas, 2013/1001 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, 26.12.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 21.09.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/431 Esas, 2021/673 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanığa 07.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, E. Sanığın ablası 'ın 14.01.2022 tarihinde sanık tarafından imzalanmış itiraz dilekçesi verdiği, sanığın da, 17.01.2022 tarihinde dilekçe vererek, 14.01.2022 tarihinde yaşadığı rahatsızlık nedeni ile raporunu ve itiraz dilekçesini ablası 'ın mahkemeye sunduğunu, mazereti nedeniyle dilekçesinin kabul edilmesini talep ederek karara itiraz ettiği, F. İtirazı inceleyen mercii İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.04.2022 tarihli ve 2022/504 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. G. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli kararı ile sanığın ablası tarafından verilen itiraz dilekçesinin kanun yoluna başvurma hakkı bulunmayan kişi tarafından verildiğinden bahisle itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, Somut olayda, İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli kararının sanığa 07.01.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık ... imzalı 14.01.2022 tarihli itiraz dilekçesinin, sanığın ablası tarafından mahkemesine sunulduğu, anılan dilekçe üzerinde "sanığın ablası tarafından sunulan dilekçe alındı, kimlik tespiti yapıldı, sanığın karantinada olduğunu belirtti" şeklinde bir açıklama ile hakim tarafından havale edildiğine dair imza ve tarihin bulunduğu, söz konusu dilekçe sonrasında da sanığın 17.01.2022 tarihli dilekçe içeriğinde rahatsızlığı nedeniyle ablası tarafından itiraz dilekçesinin ibraz edildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, 14.01.2022 tarihli dilekçenin mahkeme tarafından hakim havalesi ile alındığı gözetilerek, itiraz süresinde kabul edilerek esastan bir inceleme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli ve 2022/504 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.