Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/1124 E. 2025/10286 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1124
Karar No
2025/10286
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1004 E., 2022/1809 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; 1. Sanıklar ...ve...hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, 2. Sanıklar ..., ..., ...., ...ve ...hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, 3. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,

C. Sanıklar ... ve .... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna,İlişkindir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "sanık ... yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması ve 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a-b maddeleri uygulanacaksa verilecek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanıklar ... ve ... yönünden; sanıklar hakkında müdafileri olmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hususun kesin hukuka aykırılık halini teşkil ettiği, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması ve sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilebilmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiği, sanıklar ... ve ...hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilebilmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiği, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a-b, 188/5. maddeleri hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği, sanıklar ....ve ... yönünden; aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların yargılama safahatında aynı müdafii tarafından temsil edilmelerinin kesin hukuka aykırılık halini teşkil ettiği, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5 maddesi hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesi hükümlerinin uygulanabilmesi için keşif yapılması gerektiği, sanıklar ... ve ... yönünden; iddianamede sanık ...'ın sadece 11 nolu olayda, sanık ...'nin de sadece 12 nolu olayda eylemlerinin anlatıldığı ve CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebileceği gözetilmeden, her iki sanığın da 9-10- 11... nolu eylemlerden sorumlu tutularak mahkûmiyetlerine karar verilmesi suretiyle CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılmasının yasaya aykırı olduğu, her iki sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi hükümleri oluşmadığı gözetilmeden, maddenin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedildiği, sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı, tüm bu eksikliklerin ilk derece mahkemesince giderilebileceği ve hükümlerin bozulması... " gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarih, 2019/4025 Esas ve 2020/400 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarih, 2020/205 Esas ve 2022/24 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli, 2022/1004 Esas ve 2022/1809 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/1124, K. 2025/10286, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-1124-e-2025-10286-k-3745e82a8be2