Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/7055 E. 2023/908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7055
- Karar No
- 2023/908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.02.2008 tarihli ve 2008/220 Esas, 2008/60 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infazın tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 tarihli ve 2008/220 Esas, 2008/60 Karar sayılı ek kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 14.06.2010 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15/02/2022 tarihli ve 2021/27449 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve KYB-2022/25840 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve KYB-2022/25840 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.02.2008 tarihli ve 2008/220 Esas, 2008/60 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın infazını takiben, İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2020 tarihli ve 2008/220 Esas, 2008/60 Karar sayılı ek kararı ile, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği, B. 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 tarihli ve 2008/220 Esas, 2008/60 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.