Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/2031 E. 2026/11019 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2031
Karar No
2026/11019
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1060 E., 2018/1169 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hukuka aykırılığın düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Suç işleme kastı bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanığın üzerinde ele geçen farklı nitelikteki uyuşturucu maddeleri, camiye 86,83 metre mesafede Kocatepe parkı içinde satışa arz etmek üzere bulundurduğu anlaşılmakla, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, yukarıda belirtilen eleştiri konusu ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği”ne ilişkin ihtar yerine yazılı şekilde karar verilerek TCK'nın 52/4- son maddesine aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,

Hüküm fıkrasının 7. paragrafında yer alan "taksitlendirilmesine yer olmadığına" ibaresinden sonra gelmek üzere "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Dr. ...'in değişik gerekçesi ve oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.

D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2022 tarih ve 197-731 sayılı kararında, "TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında sayılan fiillerden, ani ve tek hareket ile suçun işlendiği yerin tespitine uygun nitelikte olmayan nakletme ve bulundurma fiilleri yönünden aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca cezadan artırım yapılabilmesi için suç oluşturan bu eylemler bakımından, sanığın suç teşkil eden nakletme ve bulundurma eylemleri ile suçun işlendiği yer arasında bir bağın kurulabilmesinin gerekli olduğu, bu bağın ise sanığın suçu işlediği yeri, suç teşkil eden nakletme veya bulundurma eylemleri için yeterli ve makul bir süre kullanması ve bunu gösterir birtakım davranışlarının tespit edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Nakletme veya bulundurma eylemi ile suçun işlendiği yer arasında böylesi bir bağın kurulamadığı durumlarda TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında ceza artırımı yapılamaması doğru bir uygulama olacaktır." denilmektedir. Tüm dosya kapsamına göre, sivil devriye görevini ifa eden polis görevlilerinin parkta bank üzerinde oturan sanığın yanına gittiklerinde, sanığın çantasından çıkardığı 43 paket esrar ile 25 adet extacy hapı rızasıyla teslim ettiği olayda; sanığın, TCK'nın 188/3. fıkrasında belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı madde satma, satışa arz etme, verme, satın alma ve kabul etme gibi herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, çantasında miktar itibarıyla ticari amaçla bulundurduğu değerlendirilebilecek uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın, suç teşkil eden "bulundurma" fiili ile suçun işlendiği yer arasında bir bağ

kurulabilmesine imkân veren herhangi bir davranışının belirlenemediği, bu itibarla TCK'nın 188/4-b bendinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatini taşıdığımdan, sayın çoğunluğun sanık hakkında TCK'nın 188/4-b bendinin uygulanması gerektiğine ilişkin eleştirisine iştirak etmiyorum. 09.09.2026

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/2031, K. 2026/11019, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-2031-e-2026-11019-k-7719eb0b949d