Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15970 E. 2024/23903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15970
- Karar No
- 2024/23903
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve net delil olmadığına, 2. Sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, ilişkindir. 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "18/04/2021, 03/05/2021" yerine "03/05/2021" olarak gösterilmesi, 2. Sanığın 18.04.2021 tarihinde tanık Ahmet Şenol B.'ye "yeşil reçeteye tabii Pregabalin etken maddesini içerir" tableti 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesi kapsamında sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede sattığı ve 03.05.2021 tarihinde sanığın yakalandığı yerde ve ikametinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddeleri, ticaretini yapma amacıyla bulundurduğunun mahkemece kabulü karşısında; Sanığın 18.04.2021 ve 03.05.2021 tarihli eylemlerinde ele geçirilen suça konu maddeler dikkate alınmak suretiyle sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; her eylem yönünden ilgili ceza maddeleri hükümlerinin olaylara ayrı ayrı uygulanarak takdir edilen sonuç cezaların karşılaştırılarak, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden iki ayrı eylemdeki ceza artırıcı nedenlerinin bir arada uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.