Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15727 E. 2024/22235 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15727
- Karar No
- 2024/22235
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübutuna ve vasfına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiine ilk celsede esas hakkında yazılı savunmasını sunması için gelecek celseye kadar süre verildiği, hükmün verildiği ikinci celsede ise sanığın vekaletnameli müdafilerinin celse arasında vekaletnamelerini sundukları ve soruşturmanın genişletilmesi talepleri ile bu taleplerinin reddi sonrasında esas hakkındaki yazılı savunmalarını bildirmek üzere süre talep ettikleri, mahkemece "daha önceki celsede mütalaa alınması ve mütalaanın üzerinden iki aydan fazla bir süre geçmiş ve işin tutuklu olması" nedenleriyle sanık müdafilerinin taleplerinin reddine karar verildiği, sanık müdafilerinin "savunma haklarının kısıtlandığı" kaydıyla esas hakkındaki savunmalarını yaptıklarının anlaşılması ve sanığın 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca kendisi için müdafi seçme hakkının bulunduğu, hükmün verildiği ikinci duruşmaya ilk defa iştirak eden ve sanığın vekaletname verdiği müdafilerine esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için dosya kapsamına uygun bir sürenin verilmediğinin anlaşılması karşısında; müdafilere verilecek süre sonunda mazeretsiz olarak savunma yapmamaları halinde sonuçlarının da hatırlatılmak suretiyle savunmalarını hazırlamaları için yeterli süre verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle savunma hakkını kısıtlayıcı biçimde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.