Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11199 E. 2024/437 K. – Kenevir Ekme
Konu: Kenevir Ekme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11199
- Karar No
- 2024/437
- Karar Tarihi
- Konu
- Kenevir Ekme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2022/215 K. SUÇ : Kenevir ekme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.12.2013 tarihli ve 2013/2676 Esas, 2013/477 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2014 tarihli ve 2013/528 Esas, 2014/83 Karar sayılı kararı ile, sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. C. Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ve sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.04.2021 tarihli ve 2020/9999 Esas, 2021/5016 Karar sayılı kararı ile; "... 1- 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilip savunmasının alınması gerektiği gözetilmeksizin adresine eksik şerh içeren tebligat çıkarılarak duruşma günü tebliğ edilmesi ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde savunması alınmadan hüküm kurulması, 2- 04.09.2013 tarihli arama, el koyma ve yakalama tutanağında belirtilen Marmaris 2. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan 03.09.2013 tarih ve 2013/494 değişik iş sayılı arama kararının aslı veya onaylı örneğinin denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, ..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. E. Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/250 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kenevir ekme suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 04.09.2013 günü sanığın ikametinde yapılan aramada, ikametin balkonunda saksı içerisinde dikili vaziyette kenevir bitkisi ele geçirilen olayda, sanığın eylemine uyan 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir durumu görülmemekle bu durum lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarihli ve 2014/8-145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıfta bulunulmak suretiyle eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, 2. Dairemizin 22.04.2021 tarihli ve 2020/9999 Esas, 2021/5016 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma kararında da belirtildiği üzere, 04.09.2013 tarihli arama, el koyma ve yakalama tutanağında belirtilen Marmaris 2. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan 03.09.2013 tarih ve 2013/494 değişik iş sayılı arama kararının aslı veya onaylı örneğinin denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/250 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.