Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/10068 E. 2024/24606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10068
Karar No
2024/24606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi (Sanıklar ve hakkında) Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanıklar , ve hakkında) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; Sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanıklar ve hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanıklar ve un, suça konu uyuşturucu maddenin İstanbul il merkezinden satın alınması, Çorum il merkezine nakli konusunda diğer sanıklar , ve ile birlikte tam bir fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları, 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında suçu birlikte işledikleri, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. ve 188/5. maddeleri gereğince mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya uygun olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ve 'un eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi kapsamında değerlendirilerek dosya üzerinden uygulama yapılarak ve 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin kaldırılarak sanıklar ve 'un 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 39/1, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Usul ve yasaya aykırı şekilde eksik inceleme sonucu karar verildiğine, 2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ya da ticaret amaçlı uyuşturucu madde bulundurduğuna veya yardımda bulunduğuna dair hiçbir somut delil bulunmadığına, 2. veın aşamalarda değişen tutarsız ve çelişkili beyanları dışında başkaca da delil bulunmadığına, ifadeleri bir an için doğru kabul edilse dahi, sanığın satmak için uyuşturucu aldığına dair bir kanıt olmadığına, içmek için almış olabileceğine, 3. Yakalanan uyuşturucu maddenin kullanım sınırında kaldığına, 4. Sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığından atılı suç hakkında sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın hiçbir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna karışmadığına ve yardımda bulunmadığına, 2. Sanığın suçla irtibatlandırılacak bir eyleminin bulunmadığına, 3. Diğer sanıkların suçtan kurtulmak için sanığı suçladıklarına, 4. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra, sanığın 08.08.2023 havale tarihli dilekçesi ile; adına düzenlenen vekaletnamede temyizden feragat yetkisi bulunan sanık müdafii Av. ...'nun 23 Mayıs 2023 e-imzalı dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini açıkça bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra, sanığın 09.08.2023 ve 16.08.2023 havale tarihli dilekçeler ile temyizden feragat ettiğini açıkça bildirdiği, sanığın temyiz süresi geçtikten sonra 06.09.2023 tarihli dilekçesi ile yeniden temyiz içerikli dilekçe gönderdiği, bu dilekçenin "vazgeçmeden dönme" niteliği taşıdığı, temyizden vazgeçmeden dönmenin temyiz süresi içinde mümkün olması, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmenin geri alınmasının mümkün olmaması nedeniyle, vazgeçmenin hukuki geçerliliğini koruduğu ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Sanıklar ve Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin kaldırılmasına ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmasına karar verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı CMK'nın 180/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olduğu saptanmıştır. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanıklar ve hakkında kurulan hükümlerdeki bozma sebeplerine göre, yargılamaya konu fiillerin aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle maddi gerçeğin tespiti açısından delillerin birlikte takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan hükmün bozulmasını gerektirmiştir. A. Sanıklar veHakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği, temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, B. Sanıklar , ve Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünün (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının (sanıklar ve aleyhine) ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b. maddesi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, sanıklar Mehmet ve Uğur hakkındaki kesinleştirme işlemleri için Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/10068, K. 2024/24606, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-10068-e-2024-24606-k-a848bbb31e8c