Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1877 E. 2024/2853 K. – Parada Sahtecilik
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1877
- Karar No
- 2024/2853
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1371 E., 2022/1988 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, dosya üzerinden inceleme yapılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.12.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2.İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli kararı ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Alkurdi müdafinin temyizi; hükümde kullanılan delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, teşhis işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğine, delillerin toplanmadığına, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, Sanık ... müdafinin temyizi; eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulduğuna, hayatın olağan akışına aykırı durumların sanık lehine değerlendirilmediğine, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı hareket edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 14.10.2020 tarihinde Garanti İhracat İthalat Kuyumculuk Dış Tic. Ltd Şirketine gelen sanık ...’in 10.000 USD Doları Dubai’ye göndermek istediğini belirterek mağdur ...'dan işlem açıklaması yapmadan saymasını istediği, mağdurun para sayma makinasının sinyali üzerine paraların sahte olduğunu anladığı, sanığın bekletildiği ve polise haber verilmesi sonrasında, sanık Khalid'ten tedavüle koymaya çalıştığı 100 adet sahte Amerikan Doları ile birlikte çantasında bulunan 5 adet sahte Amerikan Doları olmak üzere, toplamda 105 adet sahte 100 ABD Dolarının ele geçirildiği, sanık ...'in sahte paraları diğer sanık ...’den 16.000 TL bedel karşılığı satın aldığını beyan etmesi üzerine tarif edilen yerdeki eve gelindiği, burada olay yerini terk etmeye çalışan sanık ...'in yakalandığı, kaba üst aramasında, bir anahtar bulunduğu, çilingir vasıtasıyla temin edilen anahtar göbeğinin sanık ...'in cebinde bulunan anahtar ile uyumlu olduğu evi sanık ...'in kullandığının anlaşıldığı, sanık ...’in kimlik bilgilerini ibraz etmek istemediği ancak İçişleri Bakanlığı Yalova Valiliği tarafından verilen geçici koruma kimlik belgesinin bulunması üzerine kimlik bilgilerinin tespit edildiği, adreste yapılan aramada, para basmakta kullanılan makineler ve dokümanlarla birlikte 1522 adet sahte 100 ABD Doları ve 165 adet sahte 200 Euro ele geçirildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Sahte banknotlarının aldatma iğfal ve sürüm kabiliyetinin bulunduğu alınan raporlarla belirlendiği, sanık ...'in diğer sanık ... aleyhindeki beyanları, yine sanık ...'in kullanımında bulunan ikamette ele geçirilen materyaller ve sanık ...'in ise bu adresten para karşılığında dolar satın aldığı yönündeki beyanları karşısında sanıkların hayatın olağan akışına uygun düşmeyen savunmalarına itibar edilmediği, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek parada sahtecilik suçunun seçimlik hareketlerini gerçekleştirmiş oldukları sabit görülerek atılı suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, duruşma tutanaklarının içeriği, hukuka uygun olarak elde edilen delillerin tartışılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve arama sonucu ele geçirilen suç konusu eşyalar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların parada sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanunun dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli kararında sanıklar müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.