Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4323 E. 2023/11244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4323
- Karar No
- 2023/11244
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, 12.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/2184 Soruşturma ve 2015/51 Karar nolu 21.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 21.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanığa 02.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Sanığın 06.08.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmanın da 2014/2184 Soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 02.05.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/538 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçu ikrar ettiğine, usulüne uygun tebligat yapılmadığından hakkında yakalama çıkarılıp ifade verdiğine, hiçbir neden yokken alt sınırdan uzaklaşılarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda esrar etken maddesi olan THC-COOH tespit edildiği, tıbbi yönden uyuşturucu madde kullandığı saptanan sanığın üzerine atılı suçu işlemiş olduğunun kabulünün gerekeceği, sanığın tedaviye uymamasının haklı ve geçerli bir mazerete dayanmadığı, suçun işleniş biçimi suçun işlendiği yer ve zaman kastın yoğunluğu tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, her ne kadar iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması istenmiş ise de, sanığın 06.08.2014 tarihinde ve 12.11.2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2014/2477 ve 2014/2184 soruşturma dosyalarının birleştirilerek 2014/2184 soruşturma sırasına kaydedilerek 18.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın 02.05.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanarak erteleme kararına uymadığı anlaşıldığından sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmadığı, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları lehine indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçesiyle sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kovuşturma şartı olan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun düzenlendiği ve sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, incelemeye konu sübut bulan 06.08.2014 ve 12.11.2014 tarihli eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle tek suça konu olabileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerinde öngörülen kriterlere göre alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği, sanığın duruşma davetiyesinin de sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, duruşmaya gelmemesi üzerine sanık hakkında çıkarılan yakalama kararı üzerine sanığın savunmasının alındığı dolayısıyla, Mahkemenin, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak hüküm kurmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/538 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz isteminin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.