Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/363 E. 2023/7860 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/363
Karar No
2023/7860
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1193 E., 2015/1581 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 11.05.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/1193 Esas, 2015/1581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 03.09.2014 tarihli eylem ile ilgili olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 11.05.2015 tarihli eylem yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ihlal sayılan eylem olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; dosyanın temyize gönderilmesini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında iddianame kapsamından anlaşılacağı üzere 03.09.2014 tarihinde uyuşturucu madde yakalandığı, sanığın savunmasından da anlaşılacağı üzere kendisinin uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 11.05.2015 tarihinde aynı şekilde sanığın uyuşturucu madde ile yakalanmasının söz konusu olduğu, sübut bulan 03.09.2014 tarihinde işlemiş olduğu suça ilişkin olarak 11.05.2015 tarihli ikinci suçun ihlal nedeni oluşturduğu, sübut bulan eylem itibarıyla mahkûmiyeti cihetine gidildiği, ikinci eyleminin ihlal sebebi olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan 03.09.2014 ve 11.05.2015 tarihli eylemler nedeniyle ele geçen maddeler ile sanığın ilgisi belirlenmeksizin yalnızca "iddianame kapsamından anlaşılacağı üzere uyuşturucu madde yakalandığından" bahisle yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır. 2. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına dayanak teşkil eden 03.09.2014 ve 11.05.2015 tarihli eylemlere ilişkin soruşturma evrakının tamamının aslı ya da okunaklı onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde veya Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/1193 Esas, 2015/1581 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/363, K. 2023/7860, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-363-e-2023-7860-k-09227230fe59