Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/19849 E. 2025/1931 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19849
- Karar No
- 2025/1931
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/75 E., 2019/464 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Sanık ... hakkında; Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması 2. Sanıklar ..., ...,...,...,... ve ... hakkında; Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanık ...'ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, sanıklar ... ve...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat kararına yönelik vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan istinaf başvurusu ile sanıklar...,...,...,...,..., ve... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında beraat kararı verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suça konu maddenin uyuşturucu madde olduğuna ilişkin rapor bulunmadığından işlenemez suç olarak değerlendirilmesi gerektiğine, uyuşturucu madde olduğu kabul edilse dahi gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Suçun hukuki nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, olsa olsa "suçu bildirmeme" suçundan bahsedilebileceğine, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 6. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 3. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Sanığın vekaletnameli müdafiinin vefat etmesi nedeniyle sanığa mecburi müdafii tayin edilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Suçun hukuki nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, suça konu maddeyi bildiği varsayıldığında "suç delillerini gizleme" suçundan bahsedilebileceğine, 4. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin temyiz isteminin beraat kararı üzerine vekalet ücretine hasren yapıldığı anlaşılmakla; 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine Bölge Adliye Mahkemesince maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanıklar ...,...,...,.. ve.... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların 03.08.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine dair kurulan hükümlerin gerekçesinde esas olarak sanıkların savunmalarının ve iletişim tespit tutanaklarının esas alındığı ve temyiz dışı sanık ... hakkında tefrik edildiği için ayrı hüküm kurulan mahkûmiyetine konu dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03.10.2024 tarihli ve 2022/3519 Esas, 2024/1946 Karar sayılı kararı ile "fiziki dosyada ve UYAP sisteminde, yargılama konusu 03.08.2010 tarihli eyleme dair soruşturma ve kovuşturma evresine ilişkin evrakların bulunmadığı" gerekçesiyle dosyanın tamamlanması için Mahkemesine iadesine karar verildiği ve sanık hakkındaki istinaf incelemesinin tamamlanması için temyize konu bu dosyanın beklendiğinin anlaşılmakla; 1. Temyiz dışı sanık ... hakkındaki dosyanın, temyize konu iş bu dosya ile birleştirilerek, bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinde zorunluluk bulunması, 2. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, sanıklar .... ve.....'ın müdafii huzurunda ifadeleri alınmayarak yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanması, 3. Hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarının ayrıntılı olarak sanık ...'a okunup diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarında geçen görüşmelerin kendisine ait olmadığını söylemesi durumunda ses örneklerinin alınarak telefon konuşmalarının söz konusu sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Kararı Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Yargılama giderlerine ilişkin kısmına "Sanık ...'ün kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 4.360,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanıklar ...,...,...,...,..., Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.