Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/19124 E. 2023/9517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19124
- Karar No
- 2023/9517
- Karar Tarihi
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/66 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/1797 Esas, 2021/2392 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki, hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Olay günü tutulan tutanak ve krokide olay yerinin net ve kesin olarak belli olmadığına, 2. İki keşif sonucu birbirinden farklı mesafelerin ortaya çıkmış olması ve 1,5 yıl sonra bir polis memurunun olay yerini hatırlamasının mümkün olmaması dikkate alındığında ortaya çıkan şüphenin sanık lehine yorumlanması ve sanık aleyhine 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nın, tanık M. M. K.'ye uyuşturucu madde satmak ve işyerindeki aramada ele geçirilen B. V.'ye ait çantadaki uyuşturucu maddeler dışındaki uyuşturucu maddeleri bulundurma eylemi, tanık M. M. K.'nin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında değişmeyen beyanı, tanığın sanığı canlı teşhisi, tanık M. M. K.'nin uyuşturucu madde almak için iletişime geçtiği cep telefonu numarasının sanık tarafından kolluk beyanında kullandığı telefon olarak beyan edilmesi, fiziki takip ve yakalama tutanağı içeriğine göre sanığın tanık M. M. K.'ye uyuşturucu madde satışının kesintisiz fiziki takip ile tespit edilmesi, ele geçirilen uyuşturucu maddenin bir kısmının meşelenmiş halde satışa hazır olması ve adreste çalışır vaziyette hassas terazinin bulunması ile sanığın davaya konu eyleminin üzerine atılı satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve satmak suçunu oluşturduğu, sanığın uyuşturucu madde satışını camiye 200 metreden yakın bir yerde gerçekleştirdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/29 Esas, 2018/86 Karar sayılı dosyasında 19.03.2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının deneme süresi içerisinde sanığın inceleme konusu olan kasıtlı suçtan mahkûm olmasına rağmen Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca bu konuda ihbar yapılmaması bu konuda her zaman işlem yapılabileceğinden, belirtilen eksiklik eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin tatbikine ilişkin paragrafın infazda tereddüt oluşturmasına ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğe aykırılığına ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtar edilmesi gerekliliğinin gözetilmemesine ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı ve olay tutanağı içeriğine göre; olayın gerçekleştiği caddede bulunan sanık ...'nın yanına, tanık M. M. K'.nin kullandığı aracın geldiği, sanığın aracın yolcu kısmına oturduğu esnada tanık M.'nin, sanık ...'ye 100,00 TL uzattığı, akabinde sanığın cebinden çıkardığı uyuşturucu maddeyi tanık M. M.'ye uzattığı, uyuşturucu maddenin aracın içinden tanığa verildiği ve alışverişin bu şekilde gerçekleştiği olayda; uyuşturucu madde satışının araç içinde gerçekleştiği anlaşılmakla araçlar "umumi veya umuma açık yerler" olarak nitelendirilemeyeceğinden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/1797 Esas, 2021/2392 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.