Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16784 E. 2025/172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16784
- Karar No
- 2025/172
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/520 E., 2021/1257 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin sanıklar Murat ve Uğur yönünden eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar Murat ve Ümit Salih yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerin sanıklar Murat ve Uğur yönünden eleştirilerek hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna ve gizli soruştumacıların kışkırtıcı ajan gibi faaliyet gösterdiklerine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna ve gizli soruştumacıların kışkırtıcı ajan gibi faaliyet gösterdiklerine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin hukuka aykırı olarak uygulandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde ve Bölge Adliye Mahkemesinin eleştirisinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirmesinin Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi faaliyette bulunmadıkları anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirmesinin Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi faaliyette bulunmadıkları anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Adli kolluk görevlisi “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek uyuşturucu madde alabilir. Adli kolluk görevlisi de olsalar delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı CMK'nın 2-e ve 161/2. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun Ek 6. maddesine uygun bir biçimde gerçekleştirmeleri halinde ele geçirilen deliller, hükme esas alınabilecek olup, görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye yönlendirmesi sonucu ele geçirilen deliller ise hükme esas alınamayacaktır. Somut olayda gizli soruşturmacının sanığın bulunduğu yere gittiği, sanığa "arkadaşı bekliyoruz ya böyle 19 yaşlarında, eşya yok mu abi" diye sorduğu, sanığın da "yoook yook" dediği, bunun üzerine gizli soruşturmacının "allah allah sıkıntı mı var mahallede?" diye sorduğu, sanığın "siz karşıda bekleyin orda" dediği, daha sonra temyiz dışı sanık İbrahim'in gelerek suç konusunu gizli soruşturmacıya uzattığı, "gizli soruşturmacı raporu", "fiziki takip kimlik tespit ve savcı görüşme tutanağı" ve "cd deşifre tutanağı" ndan anlaşılmakla; soruşturma yapan gizli soruşturmacının suç teşkil eden fiili yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişileri başka türlü işleyecekleri sabit olmayan bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergilemiş oldukları, bunun da gizli soruşturmacılık görevinin sınırlarını aştığı, görevlilerin kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek failleri suça teşvik etmiş olmaları nedeniyle, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar Uğur ve Ümit Salih Hakkında Kurulan Hükümlerin; Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak, sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, sanık ...'ın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.