Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16419 E. 2022/12647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16419
- Karar No
- 2022/12647
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : 1- Sanık ... yönünden mahkûmiyet, sanık ... yönünden değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düşme; Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2020 - 2020/70 esas ve 2020/369 sayılı kararı 2- Sanık ... hakkında; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, sanık ... hakkında; istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A- Sanık ... hakkındaki temyiz talebinin incelenmesinde: Sanık hakkında değişen suç niteliğine göre "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen "düşme" kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince, davanın düşmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanık müdafiinin bu hükme yönelik temyiz isteminin CMK'nın 298/1. fıkrası uyarınca REDDİNE, B- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 29/12/2019 tarihinde üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticaret amacıyla bulundurduğunun anlaşıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, suç tarihi olan 24/12/2019 itibarıyla yürürlükte bulunan 772 sayılı Kanun uyarınca arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın, yapılan kaba üst yoklaması neticesinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, somut olayda, CMK'nın 116, 117 ve 119. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanununa aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında, TCK'nın 43.maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2) Gerekçeli kararda, "sanık ... yönünden; 24/12/2019 - 29/12/2019, sanık ... yönünden; 03/01/2020" olan suç tarihlerinin " 24/12/2019-29/12/2019-03/01/2019" olarak gösterilmesi, 3) Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesinden sonra "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin belirtilmemesi suretiyle TCK’nın 52/4. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararı hukuka aykırı bulunduğundan, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmesine, 05.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.