Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/9989 E. 2025/9826 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/9989
- Karar No
- 2025/9826
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/237 E., 2015/44 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen 16.08.2012 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu'nda sanığın % 25 oranında zihinsel engeli bulunduğunun belirtilmesi karşısında; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sırada suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak veya ortadan kaldıracak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 32/1-2. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda, daha önce tedavi gördüğü kurumlardan teşhis ve tedaviyi gösteren hasta tedavi müşahade kağıdı, epikriz gibi tüm belgelerin celp edilip dosyanın onaylı sureti ve bu belgelerle birlikte sanığın, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna veya uzman bir sağlık kuruluşuna sevki sureti ile rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.03.2015 tarihli 2015/23 Esas, 2015/39 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 07.08.2014 ve iddianame tanzim tarihi 02.02.2015 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 11.03.2025 tarihli ve 2019/5279 Esas, 2025/2638 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği; temyize konu iş bu dosyada ise sanık hakkında 07.09.2014 tarihli eylemi nedeniyle 23.09.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihlerine göre Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.03.2015 tarihli 2015/23 Esas, 2015/39 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine alınarak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezaya karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, b. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, c. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 27.09.2014 tarihli şahit numune alma tutanağı ile belirtilen şahit numuneler hakkında karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname’ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.