Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/20410 E. 2025/6726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/20410
Karar No
2025/6726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : 1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanık ... yönünden) 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Diğer sanıklar yönünden)

HÜKÜMLER : a. Beraat (Sanık ... hakkında) 2. Mahkûmiyet (Diğer sanıklar hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : a. Düzeltilerek onama (Sanık ... yönünden) b. Bozma (Sanık ... yönünden) c. Onama (Diğer sanıklar yönünden)

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ..., ..., ...,.........., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde: 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

Sanıklar ... ve ... hakkında yasal şartları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, sanık ... hakkında ise uygulanma şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinde düzenlenen suça yardım hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanıklar .......... ve .... yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesinde: Sanık müdafiinin temyizinin sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik olup, temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Kendisini vekil ile temsil ettiren ve sanık yararına, Hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 3.600,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretininin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesinde: Sanığın, UYAP Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.05.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden; diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, oy birliği ile DÜŞMESİNE, D. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesinde: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, E. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (.., ....), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde: Sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3 maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla, sanıklara 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (........), ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,

F. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise:

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 135. maddesi uyarınca verilen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı kapsamında, ... ..... sanığı arayarak görüşmek istediğini söylemesi üzerine, sanığa ait işyerine gittiği, kısa bir süre sonra işyerinden çıkarak fiziki takip yapan görevlilerce durdurulduğu, yapılan arama neticesinde suça konu maddenin ele geçtiği olayda, kolluk tarafından bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan ... .... mahkemece dinlenmemiş olması karşısında, tanığın Mahkemece beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.06.2025 gününde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/20410, K. 2025/6726, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-20410-e-2025-6726-k-ec342eac7357