Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/20418 E. 2025/6693 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/20418
Karar No
2025/6693
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Beraat (Sanık ... hakkında) Mahkûmiyet (Sanıklar ............... ..., ....................... hakkında) Sanıklar ... ile sanıklar ..., ... .., .... ve ... müdafii Sanık ... müdafii Sanık ... ve müdafii Sanık ... ve müdafii Sanık ... ve müdafii Sanık ... .. müdafileri Sanık ... müdafii Sanık ... müdafii Sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... hakkında temyiz isteminin reddi Sanık ... hakkında onama Sanıklar ........ .......... ... hakkında onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

21.04.2013 tarihli olayla ilgili olarak parmak izi tespit edilen kişilerle ilgili zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;

Sanık ...'ın yokluğunda müdafi huzurunda verilen kararın sanık müdafii tarafından süresinden sonra 15.06.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmış ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın yokluğunda verilmiş olan kararın sanığa da tebliğ edilmesinin gerektiği anlaşıldığında, kararın sanığa tebliğ edilmeden sanık müdafii tarafından yasal temyiz süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanığın, UYAP Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.09.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden; diğer yönleri incelenmeyen Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 1412 sayılı CMUK'un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "07.02.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanıklar yönünden "26.03.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "21.04.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "20.02.2013, 16.03.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "16.03.2013, 21.04.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, G. Sanıklar .........., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanıklar yönünden "21.04.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı dikkate alınmakla, sanık ... hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına yönelik talebin REDDİNE, H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "26.03.2013, 21.04.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "20.02.2013, 16.03.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3. UYAP kayıtları üzerinde sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/509 Esas, 2011/105 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, sanığın üzerine atılı suçunun "hırsızlık" suçunu oluşturduğu, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2018 tarihli aynı esas ve karar numaralı ek kararında uzlaşmanın gerçekleştiği anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine kararı verildiği anlaşılmakla; söz konusu ilamının tekerrüre esas alınamayacağı ve adli sicil kaydı incelendiğinde de sanığın tekerrüre esas alınacak başkaca bir ilamının da bulunmadığı halde sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmına sanık ... yönünden "20.02.2013, 16.03.2013" ibaresinin yazılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, 3. Sanık ... hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin 7. maddesinin B) bendinin hükümden tamamen çıkartılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İ. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "21.04.2013" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "25.01.2013, 26.03.2013, 21.04.2013, 09.05.2013" olarak gösterilmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3. UYAP kayıtları üzerinde sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/193 Esas sayılı ilamı incelendiğinde; hükümde sanık hakkında yaş küçüklüğü nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi uygulandığında söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve adli sicil kaydı incelendiğinde de sanığın tekerrüre esas alınacak başkaca bir ilamının da bulunmadığı halde sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmına sanık ... yönünden "21.04.2013" ibaresinin yazılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, 3. Sanık ... hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin 5. maddesinin B) bendinin hükümden tamamen çıkartılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/20418, K. 2025/6693, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-20418-e-2025-6693-k-ad6d5cfb86f6