Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/18625 E. 2023/2945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/18625
Karar No
2023/2945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/166 E., 2015/239 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, re'sen de temyize tabi olan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.10.2015 tarihli, 2014/166 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a ) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Önleme arama kararının ve el koyma kararının usule uygun olduğu bu nedenle beraat kararı verilemeyeceğine ilişkindir. III. GEREKÇE İddianamenin düzenlendiği 16.05.2014 tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. B. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin İddianamenin düzenlendiği 16.05.2014 tarihi olduğu, temyiz incelemesinin tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.10.2015 tarihli, 2014/166 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/18625, K. 2023/2945, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-18625-e-2023-2945-k-35be88ab04bc