Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/15831 E. 2025/5117 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/15831
- Karar No
- 2025/5117
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/146 E., 2015/434 K. SUÇ : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Tüm sanıklar yönünden) 2. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (sanık ... yönünden) HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (sanıklar ... ve ... için) 2. Davanın reddi (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
1. 16.07.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, tebliğnameye uygun olarak hükmün ONANMASINA,
2. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 18.12.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçu suçları yönünden;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat eden sanık lehine ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilebileceğinden, yargılama sırasında sonucu davanın reddine karar verilmesi nedeniyle de vekalet ücretine karar verilmemesi usûl ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, tebliğnameye uygun olarak hükmün ONANMASINA,
B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu, Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, tebliğnameye uygun olarak hükmün ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, incelenen dava dosyası içeriğine göre mahkemenin sanıkların üzerine atılı eylemler yönünden 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca davanın reddi şartlarının oluştuğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, tebliğnameye uygun olarak hükmün ONANMASINA,
D. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 28.10.2024 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.