Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/1616 E. 2023/11720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/1616
- Karar No
- 2023/11720
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2012 tarihli ve 2011/148 Esas, 2012/384 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2012 tarihli ve 2011/148 Esas, 2012/384 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2014 tarihli ve 2013/14073 Esas, 2014/1327 Karar sayılı kararı ile; "Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2010 tarih ve 2008/272 esas 2010/309 sayılı kararı ile verilen ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.03.2012 tarih ve 2011/13269 esas ve 2012/6463 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen mahkûmiyet kararında suç tarihinin 21.06.2008 olduğu dikkate alınarak; temyiz incelemesine konu 20.08.2008 tarihli suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi nedeniyle zincirleme suç oluşturduğu, sanığın daha ağır sonuç doğuran suçu esas alınarak ve TCK'nın 43 maddesi uyarınca artırma da yapılarak cezalar belirlendikten sonra, kesinleşen hükümle 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000 TL adlî para cezası verilmiş olduğu gözetilip, aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA," karar verilmiştir. C. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2014/251 Esas, 2014/432 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 17.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak Dairemizin bozma kararı doğrultusunda sanık hakkında kesinleşen 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası dikkate alınarak aradaki fark kadar yani 1 yıl 8 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2. Delil yetersizliğine, 3. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Sanığın suçunun tek suç olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dosyada bulunan iletişim tespit tutanakları, ekspertiz raporları, olay tutanağı, ihbar tutanağı, telefon ve mesaj dökümleri, tartı ve zapt etme tutanakları, arama ve el koyma kararları, fiziki takip tutanakları, yakalama ev arama ve el koyma tutanakları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın, sanıklar Fahri ve İsmail'in, bireysel uyuşturucu kullanım ölçü ve miktarının üzerinde ve dosyada mevcut telefon konuşmalarından anlaşılacağı üzere satma kastı ile uyuşturucu madde temin ettiği, sanıklarin bir çok kez telefon değiştirdikleri, uyuşturucu maddeden telefon konuşma içeriklerinden açıkça anlaşılacağı üzere, şifreli sözcüklerle bahsettikleri, örneğin; "küçük, ufak, büyük, metre, para, papatya" gibi farklı kelimeler kullandıkları, uyuşturucu satın alma ya da satma amacı ile yapılan yer tariflerinin de üstü kapalı ya da şifreli anlatımlarla gerçekleştirildiği, (hükümlü Mesut A. hakkında aynı sanıklarla birlikte hareket ederek üzerine atılı bireysel uyuşturucu ticareti suçunu işlediğinden dolayı mahkememizce verilen önceki kararın Yargıtay 10.CD. onamasından geçerek kesinleştiği) böylelikle sanıkların üzerlerine atılı bireysel uyuşturucu (kokain) ticareti suçunun sübut bulduğu, Mahkemece uyulan, Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 27.02.2014 tarihli bozma ilamı ve bozma ilamında belirtilen (Kapanan) İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/272 Esas ve 2010/309 Karar sayılı dosyası kapsamı ile dosyamızdaki delil durumu ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında, sanık Mehmet, Emrullah'ın, (Kapanan) İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/272 Esas ve 2010/309 Karar sayılı ilamına konu eylemlerini, Mahkemenin iş bu dava dosyasının konusu, bozma ilamında belirtilen bir kısım eylemlerle, aynı suç işleme kararı ile teselsül edecek şekilde işlediği yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığından, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan, bozma ilamında belirtilen esaslar ve önceki ilamı dikkate alınarak, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eksiksiz araştırma ile elde edilen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2014/251 Esas, 2014/432 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.