Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/517 E. 2026/3726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/517
Karar No
2026/3726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/67 E., 2025/203 K.

Dava; ehliyetsizlik, sahtecilik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacı...; ... ... olduğu dava konusu taşınmazının dava dışı vekil...tarafından davalı ...’e 02.08.1989 tarihinde satış suretiyle temlik edildiğini, davalı ... tarafından da 08.11.1989 tarihinde diğer davalı...’e devredildiğini, satış bedelinin kendisine ödenmediğini, okuma-yazma bilmediğini, yaşlı ve cahil olduğunu, vekaletname verdiğini hatırlayamadığı için vekaletnamenin sahte düzenlenmiş olabileceğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş, yargılama sırasında 24.05.2001 tarihinde davacı...’nin ölümü ile mirasçılarından ... davaya devam etmiş, bozma kararı üzerine diğer mirasçılar da davaya dahil edilmişler, bilahare 25.04.2018 tarihinde ... davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davalılar; vekaletnamenin ve yapılan satış işlemlerinin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı ...'in yargılama sırasında ölümü ile davaya katılan mirasçıları da davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemenin 17.07.1997 tarihli ve 1992/76 Esas, 1997/82 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 02.12.1997 tarihli ve 1997/14005 Esas, 1997/15777 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinin içeriğinden ve davacı vekilinin yargılama aşamasındaki anlatımlarından davanın ehliyetsizlik yanında temlikte kullanılan 28.07.19 89... sayılı vekaletnamenin sahte düzenlenmiş olduğu iddiasına dayandığı, ayrıca vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddialarını da içerdiği, hal böyle olunca; anılan hukuki sebepler de incelenerek açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak bir sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca hukuki ehliyetsizlik inceleme konusu yapılarak yazılı biçimde davanın reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 08.10.2014 tarihli ve 1998/26 Esas, 2014/461 Karar sayılı kararıyla; vekalet görevinin kötüye kullanıldığının sabit olduğu gerekçesiyle dava kabul edilerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı ... adına tesciline karar verilmiş, söz konusu kararın davacı vekili, davalılar vekili ve asli müdahale talebinde bulunan vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 16.11.2017 tarihli ve 2015/2394 Esas, 2017/6521 Karar sayılı kararıyla; davacı ...'in yargılama sırasında 24.05.2001 tarihinde öldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 28. maddesi uyarınca ölümle hukuki şahsiyet sona erdiğinden davada taraf sıfatının kalmadığı, bu durumda Mahkemece yapılması gereken işin, yargılama sırasında ölen davacı...'nin tüm mirasçılarının usulüne uygun olarak davada yer almalarının sağlanması olduğu gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 17.06.2021 tarihli ve 2018/46 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararı ile; vekaletnamenin sahte düzenlenip düzenlenmediği hususunda Adil Tıp Kurumundan rapor alındığı, inceleme konusu vekaletnamede parmak izlerinin tam net basılı ve seçilebilir olmadıklarından bahisle ...'e ait olup olmadıkları hususunun tespit edilemediğinin bildirildiği, ... Genel Müdürlüğü Kriminal ... Laboratuvarından alınan raporda ise vekaletnamede mevcut parmak izlerinin silik olmakla teşhise elverişsiz olduğu, dolayısıyla vekaletnamedeki parmak izlerinin ... ...'e ait olup olmadığının belirlenemediği yönünde görüş bildirildiği, vekaletin kötüye kullanıldığı kanaatine varıldığı, davacı ...'in ölümü neticesinde güncel veraset ilamının dosya arasına alındığı, Sürmene Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/720 Esas, 2018/892 Karar sayılı veraset ilamı ile davalı ... mirasçılarının da davacı ...'in mirasçısı olduğunun anlaşıldığı, yargılamanın her iki tarafının da ölü davacı ... mirasçısı olduğundan davanın tereke temsilcisi huzuru ile görülemeyeceği, ancak yargılama sırasında davacının ölümü ile mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı oluştuğu, davaya dahil edilen mirasçıların mirası reddettiklerine dair dosya içerisinde bilgi bulunmadığından, her birisinin kendi miras payına karşılık gelen kısmı isteyebileceği gerekçesiyle yargılama sırasında ölen ...'in mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Sürmene Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/720 Esas, 2018/892 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında davacılar adına tesciline, davacı ... tarafından feragat dilekçesi sunulduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın bir kısım davalılar (..., ..., ... ve ...) vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 08.02.2023 tarihli ve 2022/3012 Esas, 2023/637 Karar sayılı kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gözetilmek suretiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 1925 doğumlu davacı ...'in yargılama sırasında 24.05.2001 tarihinde ölümü üzerine dosyaya ibraz edilen veraset ilamları arasında çelişkiler olduğunun görüldüğü, bu nedenle öncelikle davacı tarafa hasımlı veraset ilamı alınması için süre verilmesi, ölen davacı...'nin mirasçıları belirlendikten sonra buna göre karar verilmesi gerekirken, Sürmene Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/720 Esas, 2018/892 Karar sayılı veraset ilamı esas alınmak suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararından sonra davacı tarafa ölü davacı ...’e ait hasımlı veraset ilamı alınması için usulüne uygun süre verildiği, davacı tarafça Sürmene Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/884 Esas ve 2024/987 Karar sayılı gerekçeli kararı ile ölü davacı ...'e ait hasımlı veraset ilamı sunulduğu ve Yargıtay tarafından usuli eksiklik dışındaki diğer hususlarda eksiklik görülmediğinden önceki karar doğrultusunda ve davacı tarafça sunulan hasımlı veraset ilamına göre ölü davacı ... mirasçıları yönünden davanın kabulüne, mirasçı ... yönünden ise feragat talebi dikkate alınarak davasının reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/517, K. 2026/3726, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-517-e-2026-3726-k-1cc8d56cfa3f