Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1987 E. 2026/2878 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1987
Karar No
2026/2878
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1951 E., 2026/74 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/442 E., 2023/330 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Yörede 1986 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda ...köyü 65, 67, 68... parsel sayılı taşınmazlar, eski tapu kaydına istinaden .... evlatları ... ... ...,... ve ....adlarına 1/3'er hisse ile tespit edilmiş, tutanak 11.03.1986 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiş, 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosunda ise aynı sıra ile 64 78... , 25, 26, 27 parsel numarasını almıştır. Taşınmazlar davalılar adına kayıtlı iken 02.11.2023 tarihinde taksim sonucunda davalı ... adına tam hisse ile tapuya tescil edilmiştir.

Davacı vekili;... ili, Merkez ilçesi, ...Mahallesinde 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a kapsamında yapılan yenileme çalışmaları sonucunda 64 78... parsel sayılı taşınmazın 363, 62... , 64 78... parsel sayılı taşınmazın 373, 46... , 64 78... parsel sayılı taşınmazın 308, 52... , 64 78... parsel sayılı taşınmazın 951, 98... olmak üzere toplam 1.997, 58... kadar yüz ölçümlerinin artırıldığını, tesis kadastrosu çalışmalarının 766 sayılı Yasa'nın 32, 33... . maddelerine göre belirlendiğini, bu kapsamdaki taşınmazların büyüklüğünün 20 dönümü geçemeyeceğini, senetsizden bir kişi adına en fazla 50 dönüm yer tescil edilebildiğini, miktar fazlalıklarının aynı Kanun'un 43. maddesi kapsamında Hazine adına tescil edilmesi gerekirken bu eksikliklerin güncelleme çalışmalarında bir bütün halinde düzeltilmediğini, 64 78... , 25, 26, 27 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin tesis kadastrosundaki tüm taşınmazları dikkate alınarak miktar fazlası olup olmadığı hususunun araştırılarak varsa bu kısmın ifrazı ya da hisseli olarak Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Dahili Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların 120 yıldır tapuya kayıtlı olup zemindeki sınırlarının değişmediği gibi yenileme kadastro çalışmalarında da tapuda mevcut, halen de sabit ve çekişmesiz kadastral parsel sınırlarına itibar olunarak yapılan teknik ölçümleme sonunda bulunan metrekare değerlerinin aynen kabul edildiğini, sabit sınırlı olduğundan yüzölçüm fazlalıkları için işlem yapılmaması gereken dava konusu taşınmazlar yönünden talep sonucu belirsiz, haksız ve dayanaksız dava ikame olunduğunu, davacının verilen kesin süreye rağmen talep sonucunu açıklamadığını, davacı ilk tesis kadastrosuna atıf yaparak talepte bulunmuş ise de 3402 sayılı Kanun’un 12. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, yolsuz tescil iddiasının da kabul etmemekle birlikte bu durumda dahi dayanılan eski kayıt ve belgelerin tercümesi gerektiğini, dava dilekçesindeki belirsizliğin ve açıklamaya muhtaç taleplerin savunma haklarını kısıtladığını, davaya konu metrekare artışına sebep kadastral işlemin, sınırları sabit olan parsellerdeki yenileme kadastrosu olup mevzuata uygun biçimde gerçekleştirildiğini, dava konusu parsellerin de senetsizden kaydolmamış, 120 yıldır zabıt defterine, dolayısıyla tapuya kayıtlı olduğunu ve davacının iddia ettiği gibi norm sınırı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; yenileme kadastrosunun usule uygun olduğunu, yüz ölçümü fazlalığının oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/442 Esas, 2023/330 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporlarına göre dava konusu 64 78... , 25, 26, 27 nolu parsellerin tesis kadastrosu ölçümleri sırasında sınırlandırma ve ölçü hatası olmadığı ancak kaba alan hesap hatasının mevcut olduğu, 2020 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmalarında alınan sınırlardan dava konusu taşınmazların kendi aralarında olan müşterek sınırların ve 1 nolu parsel ile olan sınırlarının geçerli sınır tipinin alınmasının doğru olduğu, yol ile olan sınırlarında da kısmen sabit kısmen de geçerli sınır tipinin aynı şekilde doğru olduğu, yapılan kadastro yenileme çalışmasının mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 07.02.2024 tarih ve 2023/13 79... /134 Karar sayılı ilâmıyla; Mahkemece kadastro tespitine esas tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları, tapu kayıt miktar fazlasının bulunup bulunmadığı, varsa taşınmaz sınırında 64 78... orman parseli ve dere olduğu dikkate alınarak orman veya dere niteliğinde olup olmadıkları, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında Mahkemece değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı, bu sebeplerle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönlerden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kabulü ile mahkeme hükmünün kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararının davacı ... vekili tarından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.10.2025 tarihli ve 2024/1905 Esas, 2025/4218 Karar sayılı kararıyla; hükmün gerekçesinde, kadastro tespitine esas tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları, tapu kayıt miktar fazlasının bulunup bulunmadığı, varsa taşınmaz sınırında 64 78... orman parseli ve dere olduğu dikkate alınarak orman veya dere niteliğinde olup olmadıkları, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının değerlendirilmediği, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönlerden 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1.a.6. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiği açıklandığı hâlde, hüküm yerinde davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulmasının gerekli olduğu ve ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususu değerlendirilmeden karar verilmesinin de isabetli olmadığı gerekçeleriyle sair yönler incelenmeksizin kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... vekilince,... Kadastro Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyasıyla 07.10.2020 tarihinde açtığı dava ile; 64 78... , 25, 26, 27 parsellerin miktar fazlası olan toplam 1.997, 58... kadar büyüdüğü belirtilerek bu kısmın ifrazı ya da hisseli olarak Hazine adına tescil edilmesi talep edilmiş olup Kadastro Mahkemesince mülkiyet talebi yönüyle davanın tefrikine karar verildiği, yörede 1986 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda ...köyü 65, 67, 68... parsel sayılı taşınmazlar, eski tapu kaydına istinaden .... evlatları adlarına 1/3'er hisse ile tespit edildiği, tutanak 11.03.1986 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edildiği, 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosunda ise aynı sıra ile 64 78... , 25, 26, 27 parsel numarasını aldığı,... Kadastro Mahkemesinin 2021/ 40... /14 Karar sayılı dosyasında; 64 78... , 25, 26, 27 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davada, davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2022/4653 Esas, 2023/2354 Karar sayılı ilâmı ile de onanmasına karar verildiği, böylece hükmün kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde, bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağının düzenlendiği, dosyaya celbedilen bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının 11.03.1986 gününde kesinleştirildiğinin anlaşıldığı, eldeki davanın 07.10.2020 tarihinde açılmış olduğu gözetildiğinde on yıllık hak düşürücü süre içersinde açılmadığı anlaşılmakla davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1987, K. 2026/2878, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1987-e-2026-2878-k-33f3f8ebc8c3