Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1227 E. 2026/2777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1227
Karar No
2026/2777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/7 E., 2025/334 K.

Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı; babası ...’in hukuki ehliyete sahip olmadığını, bu durumu bilen davalı kardeşi ...’in dava konusu 4 62... ve 4 63... sayılı parselleri babasından devir aldığını, 3 72... , 4 61... ve 27, 4 62... ve 22... ada 1 sayılı parselleri ise babasından hile ile aldığı vekaletname ile diğer davalı ...’a devrettiğini, babaları ...’nin kısıtlanacağını duyan davalı ...’ın 4 62... sayılı parseli diğer davalı ...’a devrettiğini, 17.08.2011 tarihinde kısıtlanan ...'in temlik ve vekalet tarihinde ehliyetsiz olduğunu, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tescilini istemiş, ...’in yargılama sırasında ölümü üzerine terekesine ... temsilci olarak atanmış ve onun tarafından davaya devam olunmuştur.

Davalılar...ve...; çekişmeli taşınmazları bedeli karşılığında ...’den aldıklarını,...in aldığı taşınmaz için 300.000,00 TL’nin,...’nın aldığı taşınmaz için 50.000,00 TL’nin diğer davalı ... hesabına yatırıldığını, taşınmazları alım güçlerinin bulunduğunu, iyi niyetli üçüncü kişiler olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2011/430 Esas, 2014/282 Karar sayılı kararıyla; temlik tarihinde ...’in ehliyetsiz olduğu gerekçesiyle çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş, söz konusu kararın davalılar ... ve ... tarafından tarafından temyizi üzerine Dairenin 06.06.2017 tarih ve 2014/19876 Esas, 2017/3200 Karar sayılı kararıyla; ...’in vekaletname ve temlik tarihlerinde hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması, ...’nin ehliyetsiz çıkması halinde davalı ...’in ikinci el konumunda bulunduğu gözetilerek iyi niyetli olup olmadığı hususu üzerinde durulması, ehliyetli çıkması halinde ise dayanılan diğer hukuki neden üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 01.06.2023 tarihli ve 2017/312 Esas, 2023/266 Karar sayılı kararı ile; ATK'dan alınan raporda ...'in fiil ehliyetini haiz olduğu bildirildiğinden davacı yanın hukuki ehliyetsizlik iddiasının yerinde olmadığı, fiil ehliyetini haiz biçimde davalı vekile yapılan temlikten sonra davalı ... tarafından davalı ...'e yapılan ve aksi sabit olmayan savunma ve beyanlara nazaran iyi niyetle ve bedeli ödenerek edinilen 4 62... parsel yönünden yolsuz bir tescilin olmadığının sabit hale geldiği; vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı yanın, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ve davalı vekil... ile davalı ...'nın el ve işbirliği içerisinde hareket ederek ...'i zararlandırdığını ispat ile yükümlü olduğu, davalı ...'ya davalı ... tarafından yapılan devirlerin bedelsiz olarak ve göstermelik şekilde yapıldığına, bu devir işlemlerinin gerçek satış mahiyetinde olmadığına ilişkin dosya kapsamında somut bilgi ve belge olmadığı gibi, ... yazı cevabına nazaran davalı ... tarafından arazi bedeli açıklaması ile davalı ... hesabına para aktarımının olduğu, anılan banka yazı cevabının davalı yanın taşınmazların bedelsiz olarak edinilmediğine ilişkin savunmasını doğruladığı, vefatına kadar davalı oğlu... ile yaşayan ve aralarında dış dünyaya yansıyan herhangi bir uyuşmazlık, anlaşmazlık, baskı, zorlama olduğuna ve dışarıdan bunun gözlemlenebildiğine ilişkin Mahkemece kanaate varılacak bir beyanın bulunmadığı da nazara alındığında davalı ...'nın davalı ... ile çıkar ve işbirliği içerisinde olduğuna veya müteveffa ...aleyhine davalı ... ile beraber kötü niyetli olduğuna ilişkin kanaate de varılmadığı, bu haliyle davalı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılmış olsa dahi davalı ...'nın bu durumu bilebileceği veya bilmesi gerekeceği hususunda kanaat oluşmadığı gerekçesiyle terditli dayanak yönünden de davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar ve tereke temsilcisi vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 06.11.2024 tarihli ve 2023/5580 Esas, 2024/6007 Karar sayılı kararı ile bu kez; davacı ...'in vekaletname tarihinde ehliyetli olduğu Adli Tıp Kurumu raporuyla saptanmak suretiyle ehliyetsizlik iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeni yönünden ise Mahkemece, taraf tanıklarının tekrar dinlenmesi, vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası yönünden vekilin vekil eden davacının iradesi doğrultusunda işlem yapıp yapmadığının, vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının, çekişmeli taşınmazları edinen davalılar...ve...'nın edinimlerinin TMK'nın 1023. maddesi gereğince iyiniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın, ...’in 13.10.2010 tarihinde maliki olduğu 4 62... ve 4 63... sayılı parselleri bizzat davalı oğlu...’a temlik ettiği, bu nedenle vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasından bahsedilemeyeceği, yine ...'in 05.10.2010 tarihli vekaletname ile yetkilendirdiği vekil...’ın 3 72... sayılı parselin tamamını, 4 61... sayılı parselin 80/320 payını, 4 61... sayılı parselin 80/320 payını, 4 62... sayılı parselin 5/20 payını, 4 62... sayılı parselin 4/8 payını ve 8 29... sayılı parselin ise ½ payını davalı ...’ya temlik ettiği, dinlenilen tanıklardan muris ...'in aldatıldığı , korkutulduğu ya da talimatı dışına çıkıldığına yönelik bir hususun tespit edilemediği, davaya konu vekaletnamede tanık olarak yer alan...ın 02.07.2018 tarihli duruşma sırasında alınan beyanları ile Mahkemenin 10.10.2025 tarihli duruşması sırasında alınan beyanlarında ...'in verdiği vekaletname ile yaptığı işlemden haberdar olduğu , herhangi bir baskının olmadığı şeklindeki beyanları dikkate alındığında davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı, davalıların TMK'nın 1023. maddesine göre iyiniyetli olup olmadığının değerlendirilmesinde, davalı ...'ya davalı ... tarafından yapılan devirlerin bedelsiz olarak ve göstermelik şekilde yapıldığına, bu devir işlemlerinin gerçek satış mahiyetinde olmadığına ilişkin dosya kapsamında somut bilgi ve belge olmadığı gibi ... yazı cevabına nazaran davalı ... tarafından "arazi alım bedeli" açıklaması ile davalı ... hesabına para aktarımının olduğu, anılan banka yazı cevabının davalı yanın taşınmazların bedelsiz olarak edinilmediğine ilişkin savunmasını doğruladığı, vefatına kadar davalı oğlu... ile yaşayan ve aralarında dış dünyaya yansıyan herhangi bir uyuşmazlık-anlaşmazlık-baskı-zorlama olduğuna ve dışarıdan bunun gözlemlenebildiğine ilişkin bir hususun tespit edilemediği , davalı ...'nın davalı ... ile çıkar ve işbirliği içerisinde olduğuna veya müteveffa ...aleyhine davalı ... ile beraber kötü niyetli olduğuna ilişkin kanaate varılmadığı, davalı ...'un satın aldığı 4 62... parsel sayılı taşınmazı ...’in 13.10.2010 tarihinde bizzat davalı oğlu...’a temlik ettiği,...’ın ise 16.02.2011 tarihinde diğer davalı ...’e satış yoluyla devrettiği, davalının dava konusu edilen taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü bulunduğu, çıkar ve işbirliği içerisinde olduğuna veya müteveffa ...aleyhine davalı ... ile beraber kötü niyetli olduğuna ilişkin kanaate varılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın Kadirli 1.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1227, K. 2026/2777, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1227-e-2026-2777-k-004e7daaf7ae