Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/903 E. 2026/829 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/903
Karar No
2026/829
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/439 E., 2024/2456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/180 E., 2022/280 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Davacı vekili; dava konusu taşınmazların piyasadaki diğer emsal dairelerin rayiç değerlerinin oldukça altında bedellerle davalı vekil Rahman tarafından satıldığını, dairelerin resmi senette gösterilen bedellerinin gerçek değerin yarı fiyatının da altında olduğunu, vekilin özen borcuna aykırı işlem yaptığını, satış bedelinin de ödenmediğini, vekilin alıcı ile el ve iş birliği içinde birlikte hareket ettiğini ve davacıyı zararlandırma amacı ile satış işleminin yapıldığını ileri sürerek 8 85... parseldeki 2, 4, 7, 9, 14, 15, 16... numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin satış tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davalının ... İnşaat Şirketinin ortağı olduğunu, davacının maliki olduğu taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile anılan Şirket tarafından bina inşa edildiğini, yükleniciye isabet eden dairelerin dava dışı ... ’e çek ve araç karşılığı satıldığını, davacının kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin de bu şekilde satılmasını istediğini, davalının, davacı ile dava dışı ...’i tanıştırdığını, devirlerin davacının talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini, ödemenin çek ve araç devri ile davacıya yapıldığını, davalıya ödeme yapılmadığını, davacının araç devri için bedel ödemediğini, Şirket defterleri incelenirse bu durumun saptanabileceğini, çek bedellerinin tahsil edilememesinin vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı anlamına gelmeyeceğini, davalıya dava dışı daireler için verilen çeklerin de karşılıksız çıktığını, çek ödemesini davacının kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ve ... vekili; davalıların ortağı olduğu ... Servis Oto Onarımı ve Yedek Parça Tic. Ltd. Şti. ile ... Oto Kiralama San. Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişki sebebiyle oluşan borçları ... Şirketinin yetkilisi dava dışı ... ’in, davalılara taşınmaz devri yapmak suretiyle ödemeyi teklif ettiğini, bu kapsamda dava konusu taşınmazların bir kısmını kendisinin satın alacağını ve borcuna karşılık davalılara devredeceğini, ancak fazladan masraf ve işlem yapılmaması adına taşınmazların alıcılara devredileceğini, bu satış konusunda satıcı ile anlaştığını belirttiğini, bunun üzerine davalıların anlaşma kapsamında yedi adet otomobili davacının sahibi ortağı olduğu ... Rent A Car Emlak İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketine devrettiklerini, bakiye kısmın da dava dışı ... tarafından çek ile davacıya ödendiğini, bu anlaşmaya davalıların dahil olmadığını, çek bedellerinin tahsil edilememesinin satışın iptali için yeterli olmadığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu, açıklanan olguların davacının savcılık dosyasındaki iddiaları ile de aynı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalının vekaletname ile yapmış olduğu devir karşılığında davacının 7 adet araç ve kalan alacağa ilişkin çek almış olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığının ve davalılar ... ve ...’in diğer davalı vekil ... ile birlikte hareket ettiklerinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafından satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için davalı ...’ın vekil tayin edildiği, davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullanarak diğer davalılarla anlaşmalı olarak satış işlemini gerçekleştirdiği iddia edilmiş ise de davalı ... ile diğer davalılar arasındaki satış işleminin anlaşmalı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu, davalılar tarafından yemin edildiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/903, K. 2026/829, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-903-e-2026-829-k-aba55b17fef7