Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5201 E. 2025/4686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5201
- Karar No
- 2025/4686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/867 E., 2024/150 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/507 E., 2022/107 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; 1955 tarihindeki tapulama işlemine yapılan itiraz sonucunda 39 parsel numarası ile hükmen tespit ve tescil edilen edilen taşınmazdan yola terk edilen ve imar planı gereği kamuya ayrılan tescil harici taşınmaz bölümünün 1971 tarihinden itibaren kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğinde bulunduğu ve lehine olağanüstü zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasına dayanarak tescil isteğiyle dava açmıştır.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın özel mülkiyete konu olmayacağını, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre davacı adına tescilinin mümkün olmadığını, davaya konu alanın ............. Mahallesi hudutlarında kaldığını, söz konusu mahallede imar planı ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulamaları yapılmış olduğundan çekişmeli taşınmazın yol, park vb. ortak kullanıma ayrılan yerlerden olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tapu kütüğüne kayıtlı olmadığı, taşınmaz üzerinde davacının kırk yıldan uzun süre malik sıfatıyla, aralıksız ve davasız zilyet olduğu, çekişmeli taşınmazın dava tarihi itibariyle özel mülkiyete elverişli olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap şartlarının davacı yararına oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.03.2021 havale tarihli kadastro bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen 637,22 metrekare yüz ölçümündeki tescil harici alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tescil talebinde bulunduğu çekişmeli taşınmazın evveliyatında 3. kişilere ait 39 parsel sayılı taşınmaz içerisindeyken imar uygulaması sonucu yol olarak terkin edildiği ve imar planı gereği kamuya ayrılan alanda kaldığı, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen yahut hukuken kamu hizmetine ayrılmadığını, öte yandan toplanan delillere göre ise taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap şartlarının davacı lehine oluştuğunun belirlendiğini, dosya kapsamına göre taşınmazın halen tescil harici alanda kaldığını, taşınmaza ilişkin özel yahut kamuya ait mülkiyet kaydının bulunmadığını, yasal ilanlar sonucunda davacının zilyetliğine itiraz eden kimsenin de çıkmadığını, tüm bu delillere rağmen taşınmazın imar planında yol olarak ayrıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro sırasında tespit ve sınırlandırılan taşınmazın imar uygulaması ile yol olarak ayrılan bölümüne yönelik tescil isteğine ilişkindir.
2. Çekişmeli taşınmazın evveliyatında 3. kişilere ait 39 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit ve tescil edildiği, bilahare imar uygulaması sonucu yol olarak terkin edildiği, imar planı gereği kamuya ayrılan alanda kaldığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.