Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5188 E. 2025/5305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5188
- Karar No
- 2025/5305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/250 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/69 E., 2021/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve dahili davacı ... gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; murisi ... ...’ün 23.12.2015 tarihinde öldüğünü, muris ... ...’ün sağlığında 28 parça taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı ...'e devrettiğini, işlem sırasında murisin ehliyetli olmadığını; traktör ve ekipmanları ile bir adet binek otomobildeki miras payını da davalıya devrettiğini, ölünceye kadar bakma akdinin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığını, temliklerin geçersiz olduğunu; davalı ...’ün, kök muris ... ...’ün malvarlığını sahte senet düzenleyerek üzerine geçirmeye çalıştığını, davalı hakkında Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/197 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davası bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ile araçların tescil kayıtlarının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiş, aşamada dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tescile karar verilmesini istemiş, diğer mirasçı ... 07.09.2021 tarihli dilekçe ile davaya muvafakat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP Davalı ...; murisin devir sırasında herhangi bir hastalığının olmadığını, akıl sağlığının yerinde olduğunu, murisin yanında kalan kimse olmadığı için kendisinin gözetiminde kaldığını, murisin özellikle evinde yaşamak istediğini, bakımı ile ilgilendiği ve özellikle diğer çocuklarının murise karşı ilgisiz olmalarından dolayı taşınmazları ölünceye kadar bakmak akdi ile temlik ettiğini, dava dilekçesinde belirtilen traktör ve binek taksinin terekeye dahil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin devir sırasında ehliyetli olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı ancak temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin devir tarihlerinde ehliyetli olduğunu, tek başına yaşadığını, diğer çocuklarının kendisi ile ilgilenmediğini, ölümüne kadar davalı tarafından bakılıp gözetildiğini, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacının murisin cenazesine dahi katılmadığını, davalıya menkul mal devredilmediğini, bakım borcunun davalı tarafından ifa edildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen değerlerin çok yüksek olduğunu, murise babası ... ...’den intikal eden taşınmazlar olduğunu, bu taşınmazların değerlendirilmediğini, bilirkişiden değer tespiti yönünde rapor alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve eksiğin tamamlatılması yolu ile getirtilen kayıtlardan; muris ... ...’ün 23.12.2015 tarihinde öldüğü, geride çocukları olan davacı ..., dahili davacı ... ve davalı ...’in mirasçı olarak kaldıkları, murisin 2013 yılında ölen eşi ... ...’den verasaten intikal eden 27 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 212 parsel sayılı taşınmazdaki 1/12, 431 parsel sayılı taşınmazdaki 1/12, 566 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 714 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1031 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1521 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1644 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1891 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1893 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1894 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 1895 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2146 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2148 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2149 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2416 parsel sayılı taşınmazdaki 1/40, 2425 parsel sayılı taşınmazdaki 1/8, 2439 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2440 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2472 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2476 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2477 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4, 2616 parsel sayılı taşınmazdaki 39/355, 2671 parsel sayılı taşınmazdaki 1823/16700, 2678 parsel sayılı taşınmazdaki 1023/5300 payları ile 95 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 08.12.2014 tarihinde ölünceye kadar bakma akdiyle; 1 26... parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 ve 250 10... parsel 7 nolu bağımsız bölümdeki 1/8 miras payını 11.02.2015 tarihinde ölünceye kadar bakma akdiyle ve 250 10... parseldeki 7 nolu bağımsız bölümdeki 1/2 payını 11.02.2015 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, murisin malvarlığının önemli bir kısmını oluşturan dava konusu taşınmazlardaki paylarının tamamını ölünceye kadar bakma akdi ve satış işlemleri ile davalıya temlik etmesindeki asıl amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gözetilerek sonuca gidilmesinde ve davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında; istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ve hakimin doğru sicil oluşturma görevi gözetilerek usul hükümleri uyarınca infazda tereddüt yaratmayacak biçimde hüküm oluşturulması gerekmektedir.
Somut olayda; dava konusu 27 parsel sayılı taşınmazın 03.11.2017 tarihinde ifraz edilerek 30 08... parsellere gittiği, 3008 parselin yol olarak 17.10.2025 tarihinde kamulaştırma sonucu dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü adına, 3009 parselin tarla vasfı ile davalı adına tescil edildiği; dava konusu 95 parsel sayılı taşınmazın 03.11.2017 tarihinde ifraz edilerek 30 63... parsellere gittiği, 3063 parselin tarla vasfı ile davalı adına, 3064 parselin 30.07.2025 tarihinde kamulaştırma sonucu dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği görülmekte olup 27... parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasında ifraz işlemi ile kütük sayfaları kapatılmasına rağmen kaydı kapatılan parseller üzerinden hüküm kurulmuş, ayrıca hükümde muris ... ...’ün veraset ilamına atıf yapılmadan veya davacı ile dahili davacının iptal-tescile konu miras payları da açıkça belirtilemeden infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiştir.
Öte yandan, dava konusu 27... sayılı parsellerin temyiz aşamasında kamulaştırma işlemi ile Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildikleri anlaşıldığından artık tapu-iptal ve tescilin mümkün olmayacağı gözetilerek mülkiyetin tespitine ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen hususlara dikkat edilmek suretiyle dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtları incelenerek gerek dolu pafta sistemi ve gerekse doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca yeni parsel numaraları üzerinden ve davacı ile dahili davacının miras payı hükümde açıkça belirtilerek veya murisin veraset ilamına atıf yapılarak infaza elverişli şekilde hüküm kurulması, kamulaştırma işlemi ile yol olarak dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edilen dava konusu 27... parsellerin gittisi olan 30 08... parseller yönünden mülkiyetin tespiti hükmü ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacı ve dahili davacıdan alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.