Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5119 E. 2025/5166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5119
- Karar No
- 2025/5166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2024/534 K.
Mahkeme kararı davacı Hazine vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... parsel sayılı taşınmazın tepelik ve yamaç alanda kalmasına rağmen davalılar adına tespit edildiğini, çekişmeli taşınmazın %15-20 eğime sahip olduğunu, imar- ihya edilmediğini, tarım amaçlı kullanılmayıp boş olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... ve ... dava konusu taşınmazın atalarından kalma olduğunu, taşınmaz üzerinde 100 yıldan fazla süredir zilyetlikleri bulunduğunu, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 17.04.2014 tarihli 2008/399 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararı ile; davacı Hazinenin iddiasını kanıtlayacak delil sunmadığı ve çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli 2018/2450 Esas, 2020/6189 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği açıklanarak hava fotoğrafları ile komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması, davalının dayanak vergi kaydının uygulanarak kapsamının belirlenmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; hükme esas alınan 04.01.2024 tarihli jeodezi ve fotogrametri-harita yüksek mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu edilen parsel içerisinde yer alan ve (A) harfi ile gösterilen kısmın 1969, 19 88... yıllarında sınırlarının tarla sınırı şeklinde belirgin olduğu, çevresinde bulunan tarlalarla benzerlik gösterdiği, ekim-sürüm izlerinin olduğu, imar-ihyasının ve zilyetliğe dayalı tarımsal faaliyetlerin belirtilen yıllarda yapıldığı, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise belirtilen yıllarda sınırlarının belirgin olmadığı, çevresindeki tarlalarla benzerlik göstermediği, ekim-sürüm ve imar-ihya ile ilgili herhangi bir belirtinin olmadığı, zilyetliğe dayalı tarımsal faaliyetlerin yapılmadığı, dolayısıyla (B) harfi ile gösterilen kısmın niteliğinin iktisaba elverişli olmadığı, (A) harfi ile gösterilen kısmın ise iktisaba elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 1 16... parsel sayılı taşınmazın 04.01.2024 tarihli jeodezi ve fotogrametri - yüksek harita mühendisi bilirkişi raporunda yer alan resim-7'de (B) harfi ile gösterilen 11.049, 32... 'lik alanın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, mahalli bilirkişilerin taraflı beyanda bulunduklarını, çekişmeli taşınmazın komşu mera parseli ile aynı yapıda bulunup mera vasfında olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini, dayanak belgelerinin değerlendirilmediğini, zilyetlikle edinim koşullarının davalılar açısından ispatlanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir
Davalılar ... ve ... temyiz dilekçelerinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin yanlış değerlendirildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın tarımsal kullanıma elverişli olduğunu, dayanak belgelerinin dikkate alınmadığını ve değerlendirilmediğini, yargılama giderlerinin bir kısmının davalılar üzerinde bırakılmasının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... parsel sayılı 24.408,56 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
1. Davalıların bilirkişi raporuna ekli resim-7'de (B) harfi ile gösterilen alana yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin bilirkişi raporuna ekli resim-7'de (A) harfi ile gösterilen alana yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına yapılmış, davacı Hazine, taşınmazda zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı iddiasında bulunmuştur. Mahkemece yapılan keşifte her ne kadar davalıların zilyetliğinden söz edilse de dava konusu taşınmazın hududunda mera parseli bulunduğu, dosya arasında yer alan fotoğraflara göre de taşınmazın mera vasfında olduğu ve komşu parsellerle taşınmaz bölümleri arasında ayırıcı bir unsur bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağının düşünülmesi ve dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bilimsel gerçeklik ile örtüşmeyen bilirkişi raporları ve soyut tanık beyanlarına değer verilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulması isabetsizdir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile bilirkişi raporunda resim-7'de (B) harfi ile gösterilen alana ilişkin usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.347,02 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Davacı Hazine vekilinin bilirkişi raporunda resim-7'de (A) harfi ile gösterilen alana yönelik yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.