Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5039 E. 2026/3628 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5039
Karar No
2026/3628
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2504 E., 2025/1710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/346 E., 2023/329 K.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; muris ...'a ait Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü 298 37... parsel sayılı taşınmazın ...'a, aynı yer 298 37... parsel sayılı taşınmazın ise ..., ... ve ... satış suretiyle bedelsiz olarak davacıdan mal kaçırmak amacıyla satış suretiyle devredildiğini, murisin terekesinde taşınmazların satışından elde edilen bedelin çıkmadığını, murisin taşınmazlarını satmasını gerektirir bir sebebinin olmadığını, maddi durumunun iyi olduğunu belirterek taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ... vekili; murisin bir bacağının yaklaşık 20 yaşından beri kısa olması sebebiyle fiziksel olarak yürüme sıkıntısı çektiğini, ilerleyen yaşlarda düzenli doktor masraflarının olduğunu, ekonomik sıkıntı yaşadığını, muris hayattayken tüm çocuklarına, kendisine bakma karşılığında cüzi miktarlarda tüm taşınmazlarını satacağını söylediğini, çocuklarının da rızasını alarak taşınmazlarını cüzi miktar karşılığında paylaştırdığını, davacının da kendisine ayrılan taşınmazı cüzi bir miktar ödeyerek almayı kabul ettiğini ancak sonrasında tapu müdürlüğüne gelmediğini, davacı için ayırdığı taşınmazını davacıya vermek üzere davalı ...'a temlik ettiğini, davacının bu zamana kadar taşınmazını almadığını, davalıların da her zaman babalarının yanında olduklarını ve onunla ilgilendiklerini, davacının ise murisin yanına yıllardır gelmediğini, murisin cenazesine dahi katılmadığını, murisin taşınmazlarını minnet duygusuyla verdiğini, mal kaçırma amacının olmadığını, davacının mal paylaşımı hususunda 2003 yılında haberdar edildiğini ve tenkis talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ...; davacının, babalarının ilk evliliğinden olma baba bir ana ayrı kardeşi olduğunu, davacının annesi ve dedesinin de vefatı sonrası kendisine ciddi bir miras kaldığını ve yıllarca refah içerisinde yaşadığını, babalarının yeniden evlenerek üç çocuk sahibi olmasını hiçbir zaman hazmedemediğini, bu nedenle babalarına ve kendilerine her zaman mesafeli durduğunu, hiçbir zaman yanında olmadığını, diğer davalı olan kardeşleri ile birlikte murise baktıklarını, destek olduklarını, murisin mal kaçırma iradesinin asla olmadığını, diğer davalılar tarafından sunulan cevap dilekçesini aynen kabul ve tekrar ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların davacı dışındaki murisin çocukları olan davalılara aynı tarihte satış suretiyle devredildiği, taşınmazların gerçek değerinin, tapuda gösterilen satış değerinin 100 katı olduğu, davalıların cüzi bedelle satın aldıklarına dair savunmaları ile murise baktıkları, sosyal güvencelerinden yararlandığı için devrettiğine dair savunmalarının kendi içerisinde çeliştiği, satış bedelinin cüzi bedelle yapıldığı yönündeki savunmalarının tek başına muvazaa iddiasını bertaraf etmeyeceği, murisin davacı dışındaki tüm çocuklara taşınmaz devri yaptığı dikkate alındığında iradesinin diğer eşinden olan davacıdan mal kaçırma yönünde olduğu, davalıların davacıya miras paylaşımı için yer vermek istemelerine rağmen davacının bu teklifi kabul etmediği veya murisin paylaşım için davacıya yer verme yönündeki teklifinin davacı tarafından kabul edilmediği yönündeki savunmaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin, ilk eşinden olma davacı mirasçısından mal kaçırma gayesiyle hareket ettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 38.727,12 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5039, K. 2026/3628, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5039-e-2026-3628-k-41eea208e9c9