Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4231 E. 2025/4031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4231
Karar No
2025/4031
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1245 E., 2024/1392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/250 E., 2023/880 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; annesine ait taşınmazların tapu senetleri bulunmasına rağmen kadastro tespiti sırasında davalıların taşınmazları kendi adlarına tescil ettirdiğini ileri sürerek 1 18... , 18... ada 25 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemiş; 18.07.2019 tarihli duruşmada taşınmazların anneannesine ait olduğunu, davalıların doktor raporu almadan, ölmeden önce senetle taşınmazları aldıklarını belirtmiştir.

Asli müdahale talep eden .... mirasçıları 26.01.2018 tarihli dilekçe ile; 1 18... parselin aslında ...’a ait olduğunu, tespit tutanağında ...’in, eşi ....’ya temlik ettiği, onun da davalı oğullarına satış senedi ile temlik ettiğinin belirtildiğini, ...’in eşine satmadığını, satmış olsa dahi ....’nın 80 yaşında olup ayrıt etme gücü de bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adlarına tescile karar verilmesini istemiştir.

09.08.2019 tarihinde asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından, 11.10.2019 tarihinde asli müdahil ... tarafından ve 25.10.2019 tarafından asli müdahil ... tarafından asli müdahillerle aynı beyanlar tekrar edilmek suretiyle 1 18... parsele ilişkin miras payları oranında iptal-tescil isteğinde bulunulmuş, ...’ın yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalı ... mirasçıları; muris ......’nın taşınmazları sattığını, bedelin ödendiğini o tarihten itibaren kendilerinin kullandığını, vergilerini ödediklerini, 2007 kadastro işlemlerinde taşınmazları paylaştıklarını, davacının annesi adına hiçbir zaman tapu oluşmadığını belirtmiş, davalı ... ise, taşınmazın muris .....’dan intikal ettiğini, muris ... ile ilgisi olmadığını, satış sebebinin bakım ve ihtiyaçlarının karşılanması olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; 30.05.2023 tarihinde dava konusu 1 53... parsel ve 1 18... parsel yönünden ve Avukat ...'un 06.08.20 19... .10.2019 tarihli asli müdahale dilekçeleri yönünden asıl dava dosyasından tefriki ile eldeki esasa kaydına karar verildiği, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ve asli müdahillerin davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asli müdahiller (... mirasçıları ... ve ... dışında) vekili temyiz dilekçesinde; kadastro işlemleri sırasında yapılan tapu tescil işleminin ilgililere tebliğ edilmediği ve bilgilendirilmediği için taşınmaz üzerinde hak sahibi olan kişilerin bu işleme itiraz edemediklerini, kişilerin haberdar olmadığı işlemlere karşı dava açmaları ve itiraz etmelerinin süre sınırına tabi tutulmaması gerektiğini, davanın konusu muris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve tescil davası olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin somut olayda uygulama alanı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava, 1 53... ve 1 18... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa bedel, asli müdahillerin davası, 1 18... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; 1 18... parsel sayılı 4.939, 17... miktarlı tarla vasıflı taşınmazın kadastro çalışmalarında senetsizden vergi kaydı ile ...'a ait iken 1970 yılında eşi Leyla’ya satarak zilyetliğini devrettiği, ....’nın ise 02.08.1988 tarihli zilyetlik devir senedi ile ... ve ...’a sattığından adlarına eşit payla tespit edildiği, askı ilan süresinde dava açıldığından tespitin kesinleşmediği, Kadastro Mahkemesinin 30.11.2007 tarihli ve 2004/22 Esas, 2007/15 Karar sayılı kararı ile tespit gibi tescile karar verilerek 04.04.2008 tarihinde kararın kesinleştiği, 1 18... parsel sayılı 6.490, 48... miktarlı tarla nitelikli taşınmazın senetsizden vergi kaydı ile 1/4 payı ...'a ait iken 1970 yılında eşi ....’ya satarak zilyetliğini devrettiği, .....’nın ise 02.08.1988 tarihli zilyetlik devir senedi ile ... ve ...’a sattığından 1/8’er payın ... ve ... adına tespit edildiği, tespitin, askı ilanında dava açılmadığından 12.11.2004 tarihinde kesinleştiği, ...’ın payını 29.05.2012 tarihinde dava dışı ....’a sattığı, 1 53... parsel 2.951, 53... , fındıklık nitelikli taşınmazın senetsiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden ... oğlu ....'ın zilyetliğinde iken ölümü ile eşi ..., çocukları .., ... ve ... adına tespit edildiği, askı ilan süresinde dava açılmadığından tespitin 12.11.2004 tarihinde kesinleştiği, asıl davanın açıldığı 24.10.2017 ve asli müdahillerin davaların açıldığı 09.08.2019, 11.10.20 19... .10.2019 tarihleri itibariyle Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, özellikle davacı ve asli müdahiller vekilinin 17.04.2025 tarihli dilekçesi ile kararın yalnızca asli müdahillere ilişkin kısım yönünden temyiz edildiğinin bildirildiği, temyiz dilekçesinde her ne kadar muris muvazaası iddiasına dayanıldığından bahsedilmiş ise de davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak açıldığı, kaldı ki taşınmaz senetsizden tespit görmüş olup muris de kadastro tespitinden önce öldüğünden 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın somut olayda uygulanamayacağı gözetildiğinde, bir kısım asli müdahiller vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak, asli müdahiller tarafından 1 18... parsel sayılı taşınmazın dava konusu edildiği, 1 18... ve 1 53... parsel yönünden talepte bulunulmadığı anlaşılmakla, bu taşınmazlar yönünden hüküm tesis edilmesi doğru değildir.

Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Ayrıca, İlk Derece Mahkemesinin karar başlığından asli müdahil ... adının yer almadığı, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığından ise yargılama sırasında ölen ... mirasçılarının yer almadığı anlaşılmakla, belirtilen hususların mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu gözetilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım asli müdahiller (... mirasçıları ... ve ... dışında) vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni gereğince re'sen, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 2. bendinde yer alan “1 53... parsel ve 1 18... ve 18 parsellere” ibaresinin hükümden çıkarılması yerine “1 18... parsele” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4231, K. 2025/4031, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4231-e-2025-4031-k-5bd41583a1a3