Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4229 E. 2025/4905 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4229
- Karar No
- 2025/4905
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2339 E., 2025/1176 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/131 E., 2024/122 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2431 parsel sayılı taşınmazı yaklaşık 15 yıl önce ...'den satın aldığını, davacının dava konusu taşınmazı 70 dönüm olarak kullanıp ekmeye başladığını, ... tarafından yaklaşık 30 yıl boyunca kullanıldığını ileri sürerek 2431 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dava konusu taşınmazın 21.02.2024 tarihli fen bilirkişi raporunda eski 2428 parsel (yeni 16 10... parsel) sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın usul ve esas yönünden yasal şartlarının oluşmadığı, ayrıca davacı lehine vekalet ücretinin de kanunen doğmasının mümkün olmadığından açılan davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmayacağını belirtip hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak Belediye kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, dava konusu alanın tescilsiz olup olmadığı veya kamu kurumlarının mülkiyetindeki alana isabet edip etmediğinin araştırılması gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; (A) harfi ile gösterilen taşınmazın mera vasfında olduğu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin 30 yıl boyunca satın aldığı kişi tarafından kullanıldıktan sonra kendisine satılmış ve dava konusu yeri malik sıfatıyla toplamda 45 yıl belki daha fazla süre boyunca da hiçbir şekilde herhangi bir davaya, şikayete konu olmaksızın nizasız fasılasız kullandığını, bilirkişi raporlarına göre de ziraat arazisi olduğunu, davacı lehine zilyetlikle edinim şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kadastro sonucunda; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinin 2428 parsel sayılı ve 29.500 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Kadastro tutanağı 30.08.1983-28.09.1983 tarihleri arasında askı ilanına alınarak askı ilan süresi içerisinde itiraz davası açılmadığından 29.09.1983 tarihinde kesinleştirilerek mera, yaylak kışlak kütüğüne tescil edilmiştir. 2023 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonucu eski 2428 parsel sayılı taşınmaz yeni 16 10... sayılı parsel altında ve 29.520, 15... yüz ölçümü ile tespit ve uygulama tutanağı 19.12.2023 tarihinde kesinleşerek yeni parsel numarası ve yüz ölçümü ile tescil edilmiştir Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 29.09.1983 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 19.07.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.