Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4177 E. 2025/5175 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4177
Karar No
2025/5175
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/558 E., 2025/600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/556 E., 2024/341 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Gümüşhane ili ... ilçesi .../... Mahallesi 5 02... parsel sayılı taşınmazın kök murisi ... ...'ten intikal eden bir taşınmaz olduğunu, kadastro sırasında kök murisin başka mirasçıları da bulunduğunu ancak sadece amcası ... adına tespit edildiğini, tespitin hatalı olduğunu, tespit maliki ...'in de taşınmazı tespitten sonra muvazaalı olarak davalı olan damadı ...'a satış yoluyla devrettiğini, bu devrin de geçersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde ve takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının dayandığı sebeplerin kadastro öncesi hukuki sebeplere ilişkin olmasına, zira davacının babaannesi ...'ten intikal eden miras payı adına dayalı olarak hak iddiasında bulunup muris ...'in kadastro tespitinden önce vefat etmiş olmasına, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme tarihleri ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına, kaldı ki kadastro öncesi dava konusu taşınmaz tapusuz olup tapusuz taşınmazlara ilişkin muvazaa iddiasının dinlenemeyecek olmasına ve tüm dosya kapsamına göre davacıların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisleri tarafından edinildiğini, murislerinin tüm mirasçıları adına tespit edilmesi gerekirken hatalı olarak tespit işlemi yapıldığını, ayrıca muris muvazaası davasının herhangi bir zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını, Mahkemenin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinin huzurdaki davaya konu olaya uygulanmasının hatalı olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kadastro sonucunda Gümüşhane ili ... ilçesi .../... (...) Mahallesi (eski 2403 parsel) 5 02... parsel sayılı 1.010, 00... yüz ölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla miras yoluyla gelen hak, rizai ve harici taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak belgesizden ... oğlu ... adına tespit edildiği, askı ilanının 25.03.1960-25.04.1960 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleştiği, 27.03.1970 tarihinde taşınmazın iki parçaya ifraz edildiği, ifraz krokisinde (A) harfi ile gösterilen 505, 00... 'lik kısmın tespit malikinin uhdesinde tutulduğu, kalan kısmın sağlık ocağı yapılması için Hazineye satışının yapıldığı, tespit maliki ...'in daha sonra taşınmazını tapuda davalı ...'a devrettiği anlaşılmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 26.04.1960 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 27.11.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4177, K. 2025/5175, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4177-e-2025-5175-k-6890bce70cc1