Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3863 E. 2025/4085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3863
- Karar No
- 2025/4085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1258 E., 2025/189 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçısı ... oğlu ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... oğlu ...; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 32... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında yapılan hatalı ölçüm nedeniyle taşınmazın bir bölümünün komşu 1 32... parselin içinde ölçülüp davalı ... adına tescil edildiğini, dava edilen kısmın tasarruf ve zilyetliğinin uzun sürelerdir kendisine ait olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 1 32... parsel sayılı taşınmaz içinde tespit edilecek kısmın tapu kaydının iptali ile maliki olduğu 1 32... parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek ya da ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişler, tüm mirasçıların paylarını yargılama aşamasında mirasçılardan ... oğlu ...’a satış suretiyle devretmesi üzerine davaya ... oğlu ... tarafından devam edilmiştir.
II. CEVAP Davalı; yapılan kadastro tespitinin doğru olduğunu, taşınmazın mevcut sınırları ile tespit gördüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.2012 tarihli ve 2010/851 Esas, 2012/695 Karar sayılı kararıyla; davacının tasarruf ve zilyetliğinde olan 12,56 metrekarelik kısmın kadastro tespiti sırasında davalıya ait tapulu alan içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 32... sayılı parselin fen bilirkişisinin 05.04.2012 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 12,56 metrekarelik kısmının iptali ile bu kısmın davacıya ait 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapusuna eklenerek 1 32... parselin 654,13 metrekare, 1 32... parsel sayılı taşınmazın 159,62 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı mirasçıları ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2019/3222 Esas, 2021/4986 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sınır uyuşmazlığına ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmaz ile davacıya ait taşınmazın kadastro tespitlerinin zilyetliğe dayanılarak yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle de sınırın zilyetlik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, ne var ki Mahkemece, bilirkişi marifetiyle zeminde kullanım sınırı yönünde araştırma yapılmadığı, keşif mahallinde çekişmeli taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş teşhise elverişli fotoğraflarının rapora eklenmediği, uydu fotoğraflarından yararlanılmadığı, keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında kullanım durumlarına ilişkin çelişki oluştuğu, Mahkemece, söz konusu çelişkilerin yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmediği; çekişmeli taşınmazların kimden kaldığı, kim tarafından ne zamandır ve ne sebeple kullanıldığı hususları kesin bir şekilde belirlenmeksizin hüküm kurulması cihetine gidildiği, bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu nedenle doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi ve ziraat bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazların hangi tarihten beri kimin zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanları arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılması; beyanlar arasındaki çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının açıklanması ve tespitten önceki döneme ilişkin uydu fotoğraflarından yararlanılması suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hava fotoğraflarının incelenmesinde, davaya konu taşınmazlara ait niza konusu sınır ile ilgili herhangi bir ize rastlanmadığı, kadastro tutanaklarının aksine davacının iddia ettiği şekliyle bir fiili kullanımın bulunmadığı, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı mirasçısı ... oğlu ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan keşif sonucu dinlenilen tanıkların davacının zilyetliğinde bulunan alanı gösterdiklerini, buna rağmen Mahkemece bilirkişi raporları ve tanık beyanları yok sayılarak karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 32... parsel sayılı 641,57 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın senetsizden, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına, aynı çalışma alanındaki 1 32... parsel sayılı 172,18 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın senetsizden, irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, yargılama sırasında davacı ... oğlu ...’ın ölümü üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edildiği, mirasçılardan ... oğlu ...’ın 17.06.2022 tarihinde diğer mirasçıların paylarını satış suretiyle devraldığı ve 1 32... parsel sayılı taşınmazın tamamının maliki haline geldiği, davaya sadece ... oğlu ... tarafından devam edildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçı ... oğlu ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.