Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3860 E. 2025/3997 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3860
Karar No
2025/3997
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/379 E., 2023/137 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ..... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve dava dilekçesi ekinde krokisi sunulan taşınmazın davacıya eski eşi ... ... tarafından verildiğini, taşınmazın eski eşi ve akabinde davacı tarafından imar-ihya edilerek ağaçlandırıldığını ve içerisine yaklaşık 25 yıl önce iki katlı ev yaptırıldığını, taşınmazda 40 seneyi aşkın süredir tarım yapıldığını ileri sürerek keşfen belirlenecek taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını, iktisap koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davalı İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, imar planına dahil taşınmazların iktisap edilemeyeceğini, davacı lehine kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.12.2015 tarihli ve 2014/270 Esas, 2015/594 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sırasında taşlık, kayalık, çalılık yerlerden olduğundan bahisle tescil harici bırakıldığı, ancak dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 55-60 yıllık tarım arazisi olduğu, davacı tarafından üzerine ev inşa edildiği, meyve ağaçları dikildiği, üzerindeki ağaçların 25-30 yaşlarında meyve ağaçları olduğu, dava konusu taşınmazın öncesinde ...'a ait bir taşınmaz olup ondan oğlu ...'a intikal ettiği, ...'dan ise davacının 20-25 sene kadar önce taşınmazı satın aldığı, eklemeli zilyetlik yoluyla dava konusu taşınmaza 55-60 yıldır zilyet olduğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman, mera yaylak kışlak, taşlık kayalık çalılık, köy meydanı gibi taşınmazlardan olmadığı, özel mülkiyete konu taşınmazlardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 826.75 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın davacı ...adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Mahkemenin 16.02.2016 tarihli tashih şerhi ile; hüküm kısmının 1 numaralı bendinde "...taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, rapor ve krokinin kararın ekinden sayılmasına" şeklinde yazılması gerekirken UYAP sisteminin kayıt etmemesi ve maddi hata sonucunda önceki şablondan alındığı gibi kalarak "...taşınmazın ev ve bahçe niteliği ile davacı ... oğlu 1952 doğumlu ...adına tapuya kayıt ve tesciline, rapor ve krokinin kararın ekinden sayılmasına" yazıldığı anlaşılmakla, 03.12.2015 tarih ve 2014/270 Esas, 2015/594 Karar sayılı kararın; hüküm kısmının 1 numaralı bendinin "...taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, rapor ve krokinin kararın ekinden sayılmasına" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 07.04.2022 tarihli ve 2021/4.419 Esas, 2022/2905 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece kısa kararda davanın kabulüne karar verildiği belirlendikten sonra karar okunup tefhim edilmeden aynı oturumda davanın reddine karar verildiğinin zapta geçirildiği, hükümde ise davanın kabulüne karar verilerek hem kısa kararın kendi içerisinde çelişki yaratıldığı hem de kısa kararla çelişkili olarak gerekçeli karar yazıldığı gerekçesiyle sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadastro çalışmalarında taşlık, kayalık olarak tescil dışı bırakılan taşınmaza 30 yıl önce zilyet olmaya başladığı, taşınmaz içerisine ev yaparak, ağaç dikerek, masraf ve emek harcayarak kültür arazisi haline getirdiği, taşınmazın kesinleşen orman sınırlarının dışında kaldığı ve orman ile ilgisinin bulunmadığı, uygulama imar planının dışında kaldığı, TMK’nın 713. maddesinde belirtilen unsurların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 27.05.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 826, 75... yüz ölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, kadastro sırasında çalılık olarak tespit dışı bırakılan taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olduğunun kabul edilemeyeceğini, imar-ihyasının yakın zamanda tamamlandığını ve evveliyatının ormandan açma yerlerden olduğunun belirgin olduğunu, hazırlanan raporun taşınmazın fiili durumuna uygun olmayıp subjektif görüş ve varsayımlara dayalı olduğunu, imar-ihyanın ne şekilde yapıldığının kanıtlanmadığını, zilyetlikle edinilen diğer taşınmazların araştırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro çalışmalarının 5602 sayılı Kanun'a göre yapılarak 13.03.1960 tarihinde kesinleştiği, davaya konu taşınmazın tesis kadastro paftasında taşlık ve çalılık olarak gösterilen alan içerisinde kaldığı, davanın 07.05. 2014 tarihinde imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için elverişsizdir. Yapılan belgesiz araştırmasında ilgili tapu müdürlüğünden davacı adına tesis kadastrosu ile kaydedilen taşınmazlar gönderilmiş ise de ilgili tapu ve kadastro müdürlükerinden ayrı ayrı tesis kadastrosu sırasında davacı adına senetsizden tespit edilen aktif veya pasif taşınmazın bulunup bulunmadığı sorulmamış, tek ziraatçi bilirkişiden alınan rapora, rapor içerisinde belirtilen ağaçların tamamını ve bakla tarımı yapıldığı belirtilen yeri gösteren panoramik fotoğraflar eklenmemiş ve bu nedenle denetime elverişli rapor alınmamış, hava fotoğrafları bu hususta uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi değil orman mühendisi bilirkişi tarafından incelenmiş olup, hava fotoğraflarının ait olduğu tarihlere ilişkin değil yakın dönemlere ilişkin soyut değerlendirmelere yer verilmiş, taşınmaz üzerinde ev bulunmasına rağmen yapılan keşfe inşaat bilirkişisi götürülerek evin yaşı ve özelliklerine ilişkin tespitlere yer verilmemiştir. Öte yandan, toplanan delillerden davaya konu 826, 75... taşınmazda toplam 14 ağaç ve bakla tarımı yapılan alan olduğu, davacının bu yeri yaklaşık 30 yıl önce satın aldıktan sonra etrafını ağaçla çevirerek üzerine ev yaptığı anlaşılmış ise de taşınmaz üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin değerlendirilmesi yönünden evin taşınmazın ne kadarını kapladığı belirlenmediği gibi davacının bayii olduğu beyan edilen ... ve babası ... taşınmazı daha önce kullanıp kullanmadığı, taşınmazda ne şekilde tasarruf ettiğine dair yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiştir.

Bunlara ek olarak; Dairece yapılan geri çevirme üzerine gönderilen belgelerden taşınmazın 19.01.2006 tarihinde onaylanan nâzım imar planı kapsamına alındığı, 01.11.2021 tarihinde ihdasen oluşan 2549 v.d. parsellerden 04.11.2021 tarihli imar işlemi ile 12 99... ve devamı parsellerin oluştuğu, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu ekranına göre davaya konu taşınmazın 12 99... ve 5 parsel sayılı taşınmazlara tekabül ettiği anlaşılmış ise de anılan taşınmazların ilk oluşumundan itibaren tapu kayıtları ve dayanak belgeleri getirtilerek ne şekilde oluştuklarının ve davaya konu taşınmazla çakışıp çakışmadıklarının tespit edilmesi gerekmektedir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için yukarıda açıklandığı şekilde davaya konu taşınmazın krokisi ek yapılarak ilgili tapu müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu çevrede ihdasen oluşturulan ve daha sonra imar uygulaması gören taşınmazların, oluşumuna esas tüm belgeleri ile birlikte getirtilmeli, ilgili tapu ve kadastro müdürlüklerinden tesis kadastrosu sırasında davacı adına belgesizden taşınmaz tespit edilip edilmediği sorulmalı, taşınmazın bulunduğu yeri de gösterecek şekilde değerlendirme tarihinden 15-20-25 yıl öncesi dönemlere ilişkin en az 3 adet hava fotoğrafı istenmeli, dosya bu şekilde tekemmül ettirildikten sonra jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişisi, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi, yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte kim tarafından tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve taşınmazın tüm alanlarını gösteren panoramik fotoğraflarını da içeren rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla getirtilen hava fotoğraflarına ve temin edilen uydu fotoğraflarına aktarılması suretiyle haritaların ait oldukları yıllara göre taşınmazın niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve uygulanan kayıtların kapsadıkları alanları gösterir şekilde krokili rapor aldırılmalı, özellikle taşınmazın bulunduğu alanın güncel konumuna göre taşınmazın hangi tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve bunların ne şekilde oluştuğuna dair açıklama yapması istenmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve uygulama ile karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3860, K. 2025/3997, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3860-e-2025-3997-k-3b93b236109c