Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3368 E. 2025/4412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3368
Karar No
2025/4412
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/280 E., 2025/514 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hekimhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/125 E., 2024/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde;....................mevki çalışma alanında bulunan 150 ada 639 parsel sayılı taşınmazın davacılar tarafından kullanılmaya başlandığını, taşınmazın davacılara babalarından intikal ettiğini, 1977 yılından beri davacıların kullanımında olduğunu ancak kadastro çalışmaları sonucu mera olarak sınırlandırıldığını öğrendiklerini ileri sürerek davacıların zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera olduğunu, meraların zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 150 ada 639 (eski 8856) parsel sayılı taşınmazın yapılan tapulama çalışmaları sırasında mera niteliğiyle sınırlandırıldığı ve kadastro tespitinin 01.06.2000 tarihinde kesinleştiği, kadastro tutanağının kesinleştiği 01.06.2000 tarihinden davanın açıldığı 17.06.2022 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. fıkrasında açıklanan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, deliller toplanmadan karar verildiğini, taşınmazın mera ile bir alakasının olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera sınırlandırılmasının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kadastro çalışmaları sonucunda, .................. ilçesi 8856 (yeni 150 ada 639 parsel) parsel sayılı 5.771.052,32 m2 yüz ölçümlü taşınmaz tahsis kararı sonucu mera olarak sınırlandırılmıştır. Dava konusu taşınmazın sınırlandırma kararının 01.06.2000 tarihinde kesinleştiği, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 17.06.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3368, K. 2025/4412, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3368-e-2025-4412-k-2a876266086d