Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3042 E. 2025/3934 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3042
Karar No
2025/3934
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/941 E., 2025/467 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şefaatli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/165 E., 2024/36 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 57... parsel sayılı taşınmazın davacının komşusu ... .. adına tapuya tescil edildiğini, ... ... vefat etmesiyle taşınmazın mirasçılarına kaldığını ancak davalıların hisselerini devretmediklerini iddia ederek 1 57... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan bu davada hak düşürücü sürenin geçtiğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kadastro sırasında maddi hata ile taşınmazın tespitinin davalıların murisinin adına yapıldığını, iki tarafın da bugüne kadar haberi olmadığını, maddi hata yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini öne sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kadastro sonucunda ... ili, .. ilçesi, .. köyü çalışma alanında bulunan 1 57... parsel sayılı taşınmaz senetsizden "kerpiç, ev ve bahçesi" vasfıyla ... ... adına tespit ve 30.12.1994 tarihinde tescil edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 30.12.1994 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 25.10.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3042, K. 2025/3934, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3042-e-2025-3934-k-2d703db9477b