Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2976 E. 2025/6241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2976
Karar No
2025/6241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/96 E., 2025/365 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/824 E., 2024/208 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 103/1 parsel sayılı taşınmazın güneyinde, 125/2 ve 125/3 parsellerin bitişiğinde ve ... Mahallesi 1668/2 parselin batısında yer alan yaklaşık 6.0 00... yüz ölçümündeki fındık bahçesinin kadastro sırasında hiç tespit görmediğini, söz konusu alanın öteden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, fındık bahçesi niteliğini haiz olduğunu, okuma-yazma bilmeyen ve tapu ile kroki bilgisi bulunmayan murislerin gerekli inceleme ve denetimleri yapmaması nedeniyle durumun bugüne kadar anlaşılamadığını, taşınmazın bir kısmının ... Mahallesinde, bir kısmının ise ... Mahallesinde kaldığını, kadastro memurlarının mahalle sınırlarını gerekçe göstererek ölçüm yapmadıklarını, arada kalan alanın kadastro hatası sonucu tamamen tapu dışı bırakıldığını, taşınmazın murisler ve murisi evvellerinden itibaren kendileri tarafından fasılasız şekilde tarım arazisi olarak kullandığını ileri sürerek davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile; davanın süresinde açılmadığını, davaya konu taşınmaza ilişkin idari tahkikatın henüz sonuçlanmadığını, tescil harici bırakılan yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğunu, bu nedenle özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, kazandırıcı zilyetlik koşullarının dava konusu taşınmaz bakımından gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı, hak düşürücü süre ve görev yönünden itirazlarda bulunulduğunu, davacıların dava konusu taşınmazı uzun yıllardır kullanmalarının ve sahiplenmelerinin zilyetlik kazanımı için yeterli olmadığını, idarenin kadastro işlemleriyle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu taşınmazla ilgili kurum tarafından hukuka aykırı bir işlem yapılmadığını, uyuşmazlığın muhatabının Kadastro Müdürlüğü olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/186 E., 2022/70 K. sayılı kararında; bilirkişi raporlarına göre (A) harfi ile gösterilen 4.273,24 m²’lik taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olmadığı, zilyetlikle kazanıma elverişli ve kadastroda tescil harici bırakılan yerlerden olduğu, yirmi yılı aşan fiilî kullanım ve imar-ihyanın bulunduğu, davacılar dışında hak iddia eden kimse olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/785 E., 2022/1111 K. sayılı kararında; Mahkemece çekişmeli taşınmaza ilişkin ilk tesis kadastro paftasının getirilmediği, tespit dışı bırakılma nedeninin araştırılmadığı, hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelenmeden eksik orman araştırması yapıldığı, dere iddiasına rağmen jeoloji bilirkişisiyle inceleme yapılmadığı, gerekli tüm kadastro, harita ve orman belgeleri toplanmaksızın ve uzman bilirkişi kurulu eşliğinde kapsamlı keşif gerçekleştirilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.

Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/824 E., 2024/208 K. sayılı kararında; dava konusu taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakıldığı, 1969 yılı hava fotoğraflarında kısmen açıklık ve fındıklık olarak kullanıldığı, 1984 yılı itibarıyla ise tamamen kapalı alan haline geldiği, hava fotoğrafları ve bilirkişi incelemelerine göre dere yatağı veya orman niteliği taşımadığı, fiilen fındık bahçesi olarak kullanıldığı, kadastro da unutularak tespit dışı bırakıldığı, imar-ihyadan sonra 20 yılı aşkın süredir davacılar ve murisleri tarafından zilyet edildiği ve başkaca hak iddia eden kimsenin bulunmadığı gerekçesiyle Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2024/1084 E., 2024/1205 K. sayılı kararında; jeodezi ve fen bilirkişisinden stereoskop aletiyle üç boyutlu görüntü elde edilerek ek rapor alınması gerektiği belirtilerek geri çevirme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince ek rapor temin edildikten sonra dosya yeniden incelenmek üzere İstinafa gönderilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 20.03.2025 tarihli 2025/96 E., 2025/365 K. sayılı kararında; keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile zilyetliğin doğrulanması, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi raporunda taşınmazın hava fotoğraflarında fındık bahçesi olarak kullanıldığının belirtilmesi, jeoloji bilirkişisi raporunda taşınmazın dere yatağından kazanılmadığının tespit edilmesi, orman bilirkişisi raporunda dava konusu yerin orman sayılmayan alanlardan olduğunun bildirilmesi, ziraat bilirkişisi raporunda fındık ocaklarının 35–40 yaşlarında olduğunun belirlenmesi ve yapılan senetsiz araştırması sonucunda norm kısıtlamasının aşılmadığı böylece davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesi ile; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde tescil harici bırakıldığı iddia edilen taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek esastan reddedildiği ancak hem Yerel Mahkeme hem de İstinaf Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu, delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, davanın Kadastro Kanunu'nda öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, imar-ihya ve zilyetliğe dayalı tescil talebinde dava konusu alanın imar planı içinde kalıp kalmadığının yeterince araştırılmadığı, fen bilirkişi raporunda yaklaşık 4.371, 78... 'lik alanın kadastro sırasında ''unutulduğu'' yönündeki değerlendirmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, komşu parsellerin fiili sınır ve yüz ölçümleriyle karşılaştırma yapılmadan rapor düzenlendiği ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu ileri sürülerek Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi ile Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararların Maliye Hazinesi yönünden temyizen bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 6.000 m² yüz ölçümünde, fındık bahçesi niteliğindeki ve kadastroda tespit görmediği ileri sürülen taşınmazın davacılar adına tespiti ve tesciline ilişkin olarak Yerel Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2025/96 Esas, 2025/365 Karar sayılı ilamıyla esastan reddedildiği ancak gerek Yerel Mahkeme gerekse İstinaf Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu, usule ilişkin itirazların dikkate alınmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, bilirkişi raporlarının hatalı ve yetersiz değerlendirmelere dayandığı, taşınmazın uzun süreli kullanımının zilyetlik kazanımı için yeterli olmadığı, dava konusu alanla ilgili belediye yönünden hukuka aykırı bir işlem bulunmadığı ileri sürülerek Samsun Bölge Adliye Mahkemesi ile Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararlarının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ilk tesis Kadastrosu (tapulama) çalışmalarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu çerçevesinde 1985 yılında, ... Mahallesinde ise 1990 yılında dava açılmayan parseller yönüyle kesinleştiği, kadastro çalışmaları neticesinde (A) harfi ile gösterilen 4.371, 78... yüz ölçüme sahip taşınmazın tesis kadastrosu çalışmalarında kadastro çalışma alanına dahil edilmediğinden kadastro harici bırakıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 459,70 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2976, K. 2025/6241, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2976-e-2025-6241-k-eecef88f3639