Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2967 E. 2025/3929 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2967
- Karar No
- 2025/3929
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1061 E., 2025/469 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/129 E., 2023/32 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar olan ... ili ... ilçesi ... köyü 1 23... parsel, 1 53... parsel ve 1 13... parsel nolu taşınmazların kök muris ... tarafından kızı davalı ... ... miras payı olarak verildiğini, bu tapular karşılığında miras hakkı kalmadığını, bu hususların Köy muhtar defteri ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/726 Esas sayılı dosyası ile açılan davada davalıların daha önceden haklarını almalarına rağmen yeniden hak talep ettiklerini, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 23... parsel, 1 53... parsel ve 1 13... parsel nolu taşınmazların kök muris olan müteveffa .. .... adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar Kemal ve ... vekili; Kadastro tespitine yönelik tapu iptal ve tescil talepli davaların Kadastro Kanunu 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduklarını ve bu süre dolduğundan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu zamanında davalı ... adına tescil edildiğini, diğer davalılar yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin gerekeceği, taşınmazların davalı ... tarafından ekilip biçildiği, tapusuz taşınmazlarda mülkiyet zilyetlikle geçtiğinden dolayı davalı ...'in taşınmazların maliki olduğunu, yapılan kadastro tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/01/20 23... /129 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararıyla; davanın kadastrodan önceki mirasçılık sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosu ile davalılardan ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, bu kayda ilişkin kadastro tutanaklarının 14.04.2005 tarihinde itiraz edilmeyerek kesinleştiği, kök muris ... .... kadastro tarihinden uzun bir süre önce 1986 yılında vefat ettiği ve mirasın da bu tarihte açıldığı, dolayısıyla davacının tapu iptali ve tescil talebinin kadastro öncesi bir sebebe dayandığı, davanın davalı ... yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle reddine, diğer davalıların dava konusu taşınmazlarda kayıt maliki olmamaları nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince ve davalılar ... ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının 14.04.2005 tarihinde kesinleştiği, davacının ortak mirasçıdan gelip uzun yıllardan beri zilyet olduğunu iddia ederek kadastro tespitinden önceki bir nedene dayandığı, dava 11.03.2022 tarihinde açılmış olup dava tarihi itibariyle kanunda belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil eden davalılar ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönüyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmın düzeltilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, açtıkları davanın tapu iptali ve tescil davası (tespitten önceki hukuki sebeplere dayalı) olduğunu, kadastro işlemine itiraz etmediklerini, müteveffa ... .... mirasçılarının söz konusu mirastan haklarını aldıkları halde ikinci kez hak talebinde bulunmalarına itiraz ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; Kadastro sonucunda ... ili, .. ilçesi, .. köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 23... parsel, 1 53... parsel, 1 13... parsel nolu taşınmazların davalı ... adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının 14.04.2005 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 11.03.2022 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.