Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1676 E. 2025/2887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1676
- Karar No
- 2025/2887
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müşterek murisleri ...'ın 388 ada 8 parsel sayılı taşınmazı mevcut iken ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında yapılan yanlışlık sonucu davacıların hisseleri nazara alınmaksızın taşınmazın yarı hissesinin davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı payların yarı oranında iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, ayrıca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, taşınmazın davalılar adına usulüne uygun şekilde tescil edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; mirasçıların birbirlerine karşı zamanaşımı iddiasında bulunamayacaklarını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın tescil durumunun sonradan öğrenildiğine ilişkin olarak delillerinin toplanmadığını ve ayrıca tanıklarının da dinlenmediğini, muvazaalı işlemlerde lehine işlem gören kişilerin kötüniyetleri nedeniyle zamanaşımı işlemesinin söz konusu olmayacağını belirtip kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kadastro sonucu; Afyon ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 388 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 12.04.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 09.01.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.