Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3027 E. 2025/5634 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3027
- Karar No
- 2025/5634
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3783 E., 2024/3540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/758 E., 2023/566 K. MAHKEMESİ : Ankara 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/93 E., 2023/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan ... (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.07.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... ile diğer davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Şirketinin Federal Almanya Cumhuriyeti'nde yer alan projelerinde, 15,20 Euro saat ücreti ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, ücretten bir kısım haksız kesintiler yapıldığını, her ne kadar davalılardan ... Şirketi bünyesinde çalışmış olsa da, Şirketin borçlarının ve işçilik alacaklarının ödenmemesi maksadıyla davalı ... Şirketi ile aynı adreste kurulan diğer davalı ... (... Şirketi) olarak faaliyetlerine devam ettiğini, ardından ... Şirketi'nin adresinin ... Şirketi ile aynı adreste görünmemek adına kötüniyetli olarak değiştirildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, fark ücret ve yol ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ücret fark alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının Almanya' da çalıştığını, çalışmaya başladıktan sonra 08.04.2020 tarihinde dünya çapında hâlâ etkilerini sürdüren Covid-19 virüsünün davacının da çalıştığı şantiyede 2 işçide görüldüğünü, şantiyenin karantinaya alındığını, karantina altına alınan şantiyede zaten çalışma yapılmadığını, davacı ve arkadaşlarının 24 Nisan'a kadar karantinada kalmaları gerekirken 21.04.2020 tarihinde işten kendi istekleri ile ayrıldıklarını beyan eden bir yazı bırakmak suretiyle şantiyeden kaçarak ve Devletin vatandaşlarını ülkeye getirmek için 23.04.2020 tarihinde kaldırdığı uçağa binerek ülkeye döndüklerini, müvekkili Şirketin haklı olarak işçilerin sözleşmesini feshettiğini, bu nedenle davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; ücret bordroları incelendiğinde görüleceği üzere işçinin ücretinin çalıştığı saate ve sözleşmede belirtilen saatlik ücrete göre hesaplandığını, bu sebeple davacının imzalı ücret bordrolarında olduğu gibi bir ayda kaç saat çalıştıysa aylık ücretinin çalıştığı saat üzerinden hesaplamasının yapılması gerektiğini, kesin delil niteliği taşıyan ve davacı tarafından bizzat imzalanan ücret bordrolarına itibar edilmesi gerektiğini, davacıya çalışmasının karşılığında hak ettiği ücretin fazlasıyla ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmenin belirli süreli olduğunu, sözleşme kendiliğinden sona erdiği için bu sözleşmeye göre çalışan işçinin kıdem ve yıllık izin haklarının mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, davacının müvekkili Şirketten herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğu, organik bağ ve birlikte istihdam olgusu dikkate alındığında davalı Şirketlerin dava konusu alacaklardan birlikte sorumlu oldukları, sözleşmenin taraflarının ... Şirketi ile davacı olduğu, sözleşmeye göre ücretin net 15,20 Euro olduğu, işçinin çalışacağı ülkeye kadar gidiş-dönüş yol parasının işverene ait olduğu, sözleşme süresinin 11.01.2020-30.04.2020 olarak gösterildiği, davacının net saatlik ücretinin 15,20 Euro olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait iş yerinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanmadığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplandığı, ücret alacağının ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, işveren tarafından yıllık iznin kullandırıldığının imzalı izin defteri veya benzeri bir belge ile ispat edilemediği, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde yol masraflarının işveren tarafından ödeneceği hususunun kararlaştırıldığı bu durumda davalının sözleşme gereğince sorumlu olduğu, davacı tarafından davalı ... Şirketinin, davacının yurt dışında çalıştığı davalı ... Şirketinin hâkim ortağı olduğunun iddia ve ispat edilemediği, organik bağ iddiasında tek delil olarak davalı Şirketlerin bir ortağının/temsilcisinin bir dönem aynı kişi olmasına dayanıldığı, birlikte istihdam ve işyeri devri olgusunun da ispatlanmadığı, bu açıklanan gerekçeyle davalı ... Şirketinin sorumluluğu yönünden davalılar arasında bağlantı bulunduğu ispat edilemediğinden davalı ... hakkında açılan davanın taraf sıfatı yokluğu (husumet) nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Davalı Şirketlerin aynı adreste bulunmakta iken muvazaalı olarak adres değişikliği yaptıklarını, aralarında organik bağ bulunduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, b. Davacının ücret alacağının bulunmadığını, c. Fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili izinlerini kullandığını, d. Ücretin saatlik brüt 15,20 Euro olduğunu, iş sözleşmesine sehven net 15,20 Euro olarak yazıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, davacının aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalılar yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Uluslararası İnşaat ve Ticaret Limited Şirketine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.