Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/123 E. 2026/2969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/123
Karar No
2026/2969
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/603 E., 2024/1040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/318 E., 2021/283 K.

Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı; eşinin ölümünden sonra yeniden evlenmek istediğini, ancak çocukları olan davalıların buna başta rıza göstermediklerini, "evleneceğin kadın malını mülkünü alır, ortada kalırsın, kimse sana bakmaz" dediklerini, daha sonra "ortada kalmak istemiyorsan malını mülkünü bize devret biz de sana ölünceye kadar bakalım ancak böyle yeniden evlenmene rıza gösteririz" dediklerini, çocuklarını kırmayarak 48, 12 86... , 26 26... ve 1 24... parsel sayılı taşınmazlarını onlara devrettiğini, daha sonra yeniden evlendiğini, ancak evlendikten sonra davalıların kendisini hiç arayıp sormadıklarını, ziyaret etmediklerini, çevresinden duyduğu bir takım dedikodular nedeniyle dava tarihinden iki ay önce bilgi almak için Tapu Müdürlüğüne gittiğinde taşınmazlarının davalılara ölünceye kadar bakma akdiyle değil de satış yoluyla devredildiğini öğrendiğini, davalıların taşınmazları hileli işlemlerle edinip bu durumu gizlediklerini, onlara güvendiğinden dikkatli davranmadığını, ortada gerçek bir satış bulunmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.

Davalılar; hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava konusu taşınmazlardan ikisinin intifa hakkının davacıda kalıp çıplak mülkiyetinin devredildiğini, intifa hakkını bilen davacının resmi şekle tabi olan ölünceye kadar bakma sözleşmesini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tapu kütüğündeki sicile dayanarak mülkiyet hakkını kazandıklarını, bu kazanımlarının korunması gerektiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazlarını satma iradesinin olmadığı, ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiği inancıyla tapuda işlem yaptığı, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğu, davalıların satış bedelini ödediklerini ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, taşınmazlarının satış yolu ile devredildiğini dava tarihinden iki ay önce öğrendiğini iddia ettiği, bunun aksi davalı tarafça kanıtlanamadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı belirtilmiş, işin esası bakımından İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Avukat ..., Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının hükümde maddi hata sonucu 3 olarak geçtiği; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 227. maddesinde belirtildiği üzere yemin hakkının ispat yükü üzerinde olan tarafa ait olduğu, eldeki davada ispat yükü üzerinde olmayan davalının yemin teklif etmesinin hukuki bir sonuç doğurmayacağı anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 45.018,96 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/123, K. 2026/2969, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-123-e-2026-2969-k-31c3dff6e7b9