Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5603 E. 2025/5332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5603
- Karar No
- 2025/5332
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/300 E., 2024/1320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/402 E., 2023/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili ile davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili; davalı ...'ün 01.03.2018 tarihli vekaletname ile davacının 1 12... ve 5 parsel sayılı taşınmazlardaki payını diğer davalı ...'e satış yoluyla temlik ettiğini, davacının vekalet tarihinde ehliyetsiz olduğunu, 2017 yılından itibaren unutkanlık ve bunama baş gösterdiğini, 01.03.2018 tarihinde de demans hastalığı teşhisi konulduğunu, davacının satış vekaletnamesi vermesini gerektirir bir nedeninin bulunmadığını, vekil olan davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullandığını, diğer davalı ...'in ise kötü niyetli olduğunu, satış bedelinin ödenmediğini, davalıların iş birliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir. Davacı ...'ın yargılama sırasında ölümü üzerine davayı mirasçıları takip etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; satış işleminin usulünce düzenlenen vekaletname ile gerçekleştirildiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı ...'in taşınmazları ediniminin iyi niyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporlarına göre davacı ...'un işlem tarihi itibarıyla fiil ehliyetini haiz olduğu anlaşılmakta ise de dinlenen tanık beyanlarından davacının olayları algılama kapasitesinin düşük olması, tek başına yaşaması, bütün çocuklarının şehir dışında olup yanında bulunmamaları, ilerlemiş yaşı gibi hususlar gözetildiğinde davacının kandırılmaya müsait birisi olduğu, davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, diğer davalı ...'in bu durumu bildiği veya bilmesi muhtemel kişilerden olduğu gerekçesiyle adı geçen davalılar bakımından davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmiş; davalı Şirket bakımından ise dava pasif husumet yokluğundan reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, davacı tanık beyanları ve tüm delillere göre dava konusu taşınmazların satış bedellerinin gerçek bedel olmadığı, davalıların satış bedellerinin ödendiğini ispatlayamadıkları, aralarında akrabalık ve iş ilişkisi olan davalıların el ve iş birliği içerisinde davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiği, vekil olan davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullanarak davacının iradesi dışında davacının dava konusu taşınmazlardaki paylarını diğer davalı ...'e muvazaalı şekilde devrettiği, taleple bağlı kalınarak dava dilekçesinde talep edildiği şekilde tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesinde ve hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan reddedilen ve kendisini vekille temsil ettiren davalı Şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar ... ve ... vekili; savunmalarını yinelemiş; davacının iddialarını kanıtlayamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacılar vekili; davaya konu taşınmazın takyidatsız ve şerhsiz olarak tesciline karar verilmemesinin ve esas talep olan tapu iptali, tescil talebinin kabulüne karar verilmesine karşın hüküm kurulmayan terditli alacak talebinin davalısı ... Yapı İnşaat Ltd. Şti. lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkin olup ehliyetsizlik hukuki nedeni bakımından istinaf ve temyiz yoluna başvurulmamıştır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'un 01.03.2018 tarihli vekaletname ile davalı ... ile dava dışı ...'ü ayrı ayrı temsile de yetkili olmak üzere dava konusu taşınmazlardaki paylarının satışı, satış vaadi sözleşmesi yapılması vs. hususlarında vekil tayin ettiği, vekil ...'ın davacının 1 12... ve 5 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının tamamını 06.03.2018 tarihinde davalı ... ...'a satış yoluyla temlik ettiği, davalı ...'in diğer davalı Şirket'in sigortalı çalışanı olduğu; davacının Mart 2018 tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kısmen kabulüne verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesine göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 28. maddesi uyarınca ölümle şahsiyet son bulmakla; Mahkemece, tapu kaydının iptali ile yargılama sırasında ölen davacı ...'un dosyada yer alan veraset ilamına göre mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1.Açıklanan nedenlerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm kısmının 1. fıkrasının (a) ve (b) numaralı bentlerinde yer alan “davacılar murisi ... adına” ibaresinin ayrı ayrı çıkartılarak yerlerine “İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli ve 2023/11 Esas, 2023/8 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki ... mirasçıları adına miras payları oranında” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.