Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/540 E. 2025/3919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/540
Karar No
2025/3919
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1017 E., 2023/1016 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çermik Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2022/275 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacılar ... v.d. vekili Av. ... ve Av. ... ile temyiz edilen davalı Hazine (Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) vekili Av. ... .. .. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesinde bulunan 3 54... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, tespit tarihinin belli olmadığını ve kadastro teknisyenlerinin imzasını ihtiva etmediğini, tespitin kimin tarafından ne zaman yapıldığının belirsiz olduğunu, yapılan tespitin yolsuz olması nedeniyle dava konusu taşınmaza karşı her zaman dava açılabileceğini, dava konusu taşınmazın tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı iken 01.07.1948 tarihinde davacıların murisi ... ... satılarak zilyetliğinin devredildiğini, dava konusu taşınmazın zilyetliğinin davacılarda olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçılık belgesinde belirtilen paylara göre ... .. mirasçıları adına tescilini, bu talebin yerinde görülmemesi halinde kayıt miktarından fazla kısım için kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine göre 128.5 00... taşınmazın mirasçılık belgesinde belirtilen paylara göre ... Şeker mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, dayanak tapu kaydının geçersiz olduğunu ve taşınmazı kapsamadığını, dava konusu taşınmazın TOKİ’ye devredildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin itiraz edilmeksizin kesinleşerek 03.11.1992 tarihinde tescil edildiği, davanın ise 10.05.2021 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmündeki 10 yıllık hak düşürücü süre gerçekleştikten sonra açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde 10 yıllık süre hak düşürücü sürenin bulunduğu, bu hali ile davanın görülebilirlik şartı olması nedeniyle davanın mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece dosyada kayıt yokmuş gibi karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreye tabii olmaksızın her zaman açılabileceğini, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinin okunmadığını, tutanakta teknisyen imzalarının bulunmadığını, kadastro tespit tutağının usulüne uygun düzenlenmediğini bu nedenle davada hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda, .. ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 54... parsel sayılı 206555,21 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edildikten sonra 03.11.1992 tarihinde tarihinde Hazine adına kayıtlanmıştır.

Davacılar vekili kadastrodan önceki nedene dayanarak 10.05.2021 tarihinde tapu iptali ve tescil talebi ile dava açmıştır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 1.094,60 TL fazladan yatırılan harcın talep halinde temyiz eden davacılara iadesine,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/540, K. 2025/3919, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-540-e-2025-3919-k-918b6d6557b3