Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4850 E. 2024/6182 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil, Olmazsa Bedel
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4850
- Karar No
- 2024/6182
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil, Olmazsa Bedel
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2274 E., 2022/1857 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilova Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2021/156 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; dava konusu 132 ada 31 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, torunu olan davalı ...'ın yaşlılığını ve kendisine olana inancı, sevgisi ve güvenini kullanarak evler ile ilgili bir takım resmi işler yapacağını, evlerin tadilat işleri ve resmi kurumlar için gerekli olduğunu belirterek vekaletname istediğini, vekaletten kaynaklı hiç bir zarar ziyan olmayacağını belirttiğini, ancak davalının taşınmazı diğer davalıya temlik ettiğini, bedel ödenmediğini, satıştan haberi olmadığını, davalı ...’in davaya konu taşınmazın çatı işlerini yapan ...’ın kızı olduğunu, taşınmazdaki dükkanların kira bedellerini kendisinin aldığını, davalı ...'ın yapılan işlemde diğer davalının vekaleti görevini kötüye kullandığını bildiğini, davaya konu devri kötüniyetli olarak ve diğer davalı ile işbirliği içinde yaptığını ileri sürerek hileyle alınan vekaletnameye dayalı satış nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ...; usulüne uygun çıkan tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. Davalı ... vekili; taşınmaz satış yetkisinin bizzat davacının isteği ve talebi doğrultusunda vekaletnameye eklendiğini, taşınmazı satmak istediğini ancak söz konusu taşınmazın baba yadigarı olması sebebiyle diğer çocuklarının haberi olmadan satış işlemini gerçekleştirmesini talep ettiğini, bunun üzerine davacının isteği doğrultusunda taşınmazın satışından davacının kız çocuklarının haberdar olmaması amacıyla taşınmazı herhangi bir sitede ilana koymaksızın yakın çevresine davacının taşınmazı satmak istediğini ve ilgilenenlerin kendisi ile irtibata geçebileceğini haber verdiğini, imzalanan 12.12.2017 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca taşınmaz ve üzerindeki eklentilerin 100.000 TL bedeli ile diğer davalıya satılması, ek olarak taşınmaza ait kira bedellerinin 4 yıl boyunca davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, diğer davalının kiracıların tamamı ile yeni kira sözleşmesi imzalayarak taşınmazla ilgili tasarrufta bulunduğunu, mal kaçırma amacı olsaydı diğer taşınmazların da devrinin yapılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Yeşilova Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2021 tarih 2021/35 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararı ile; çekişmeli taşınmazın temlik tarihindeki değerinin keşfen 259.200,00 TL olduğu, temlikin 15.000 TL bedelle yapıldığı, davacının zararlandırıldığı, davalı ...’in el ve işbirliği içinde olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne, ilk talep kabul edildiğinden tazminat isteğine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalılar ayrı ayrı istinaf dilekçelerinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, ceza soruşturma dosyasının sonucunun beklenmediğini, alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, taşınmazın 100.000 TL nakit ve 4 yıllık kira gelirleri karşılığında devredildiğini, bedelin ödendiğinin tanık beyanları ile sabit olduğunu, vekalet görevini kötüye kullanmak ve mal kaçırmak niyetinde olunsaydı davacıya ait diğer taşınmazları da satarak üçüncü kişilere devretmesi gerektiğini, taşınmazda başka temlik yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2022 tarih 2021/2274 Esas, 2022/1857 Karar sayılı kararı ile; satış bedelinin ödendiğinin ispat edilmediği, belirtilen bedelin gerçek bedelden az olduğu, davalıların el ve işbirliği için davacıyı zararlandırdığı gerekceşiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı ...’in temyiz isteği süresinde olmadığına ilişkin 09.03.2023 tarihli ek karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tapuda bedelin düşük gösterilmesinin vekalet görevinin kötüye kullanılması olarak yorumlanamayacağını, bedel ödendiğinin tanık beyanı ile ispat edildiğini, mal kaçırmanın söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmaza bedel isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya içeriğinden; dava konusu 132 ada 31 parsel sayılı 112,67 m2 miktarlı tek katlı betonarme bina nitelikli taşınmazın tamamı davacı adına kayıtlı iken Yenimahalle 2. Noterliğinin 09.03.2017 tarih 3830 yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden vekil davalı ... tarafından 13.12.2017 tarihli akitle 15.000 TL bedelle davalı ...’a temlik edildiği anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 24.591,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.