Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4596 E. 2025/2505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4596
Karar No
2025/2505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/328 E., 2024/79 K. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; dava konusu 3959 parsel sayılı taşınmazlarını plan notu gereği kullanılması şartıyla davalı Kuruma bağışladıklarını, bağış tarihinde sağlık alanı olarak belirlenen taşınmazın daha sonra imar planında yapılan değişiklik ile ticari alanda kaldığını, bağış şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemişler, aşamada 3. kişiye devredilen dava konusu 7139 ada 3 parsel yönünden davacılar vekili HMK'nın 125. maddesi gereğince davalı aleyhine tazminat davası olarak davaya devam ettiklerini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı; süresinde davaya cevap vermemiş, aşamada davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2019 tarihli ve 2017/958 Esas, 2019/365 Karar sayılı kararı ile, bağışlama şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2019/1581 Esas 2021/1465 sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davacıların bağışı öncesinden 08.02.2017 tarihine kadar olan süreç içerisinde imar planında sağlık alanı tesisi olarak yer aldığı, davalı ... Meclisinin 08.02.2017 tarihli kararı ile imar planında tadilat yapılarak sağlık alanından ticaret alanına çevrildiği, davacılar tarafından 16.10.2017 tarihinde dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında olmak üzere 28.05.2018 tarihinde ise taşınmazın yüz ölçümünün yaklaşık yarısının (1.202,60/2.446,84 m2) sağlık alanında, diğer yarısının (1.243,97/2.446,84 m2) ise ticaret alanında kaldığı, dava tarihi itibarı ile ve yargılama aşamasında dahi bağışlama şartının davalı tarafça ortadan kaldırıldığı, İl Sağlık Müdürlüğünün dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu bir kaç taşınmazın sağlık tesisi alanı için gerekli şartları taşımadığını belirtmesi üzerine imar planının tadil edilerek davacıların sağlık tesisi alanı olarak bağışladığı taşınmazın ticari alana çevrilmesinin de şartın davalının elinde olmayan sebeple gerçekleşmediği sonucunu doğurmayacağı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; “...dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. Somut olayda, 30.04.2019 tarihli şüyulandırma işlemi ile dava konusu 3959 parsel sayılı taşınmazın 1.448,35 m2 alana sahip 11615 ada 2 parsel ile 22,74 m2 alana sahip 7139 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı ve taşınmazların davalı adına tescil edildiği, bu taşınmazlardan 3 parsel sayılı olanın davalı tarafından 20.05.2019 tarihinde dava dışı ...’ya, ...’in de taşınmazı 03.12.2019 tarihinde dava dışı....adlı şirkete satış suretiyle temlik ettiği, eldeki davanın 16.10.2017 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, yargılama aşamasında el değiştiren dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden HMK’nın 125. maddesi gereğince davacıya seçimlik hakkı sorulmadan sonuca gidilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak bağıştan rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 11615 ada 2 parsel yönünden tapu iptal-tescile, aşamada 3. kişiye devredilen 7139 ada 3 parsel yönünden ise tazminata hükmedilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bağışın kayıtsız ve şartsız olduğunu, bağıştan rücu şartlarının oluşmadığını, ayrıca kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporunda belirlenen değerlerin çok yüksek olduğunu, raporun soyut ve denetime elverişsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların 1/2'şer payla maliki oldukları kök 3959 parsel sayılı taşınmazı 03.09.2010 tarihinde davalı Belediyeye bağış suretiyle devrettikleri, imar uygulaması sonucunda 30.04.2019 tarihli şüyulandırma işlemi ile kök 3959 parsel sayılı taşınmazın 11615 ada 2 ve 7139 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, imar uygulamasına dayanak evraklardan ve imar dağıtım cetvelinden eldeki temlike konu payların imarla oluşan dava konusu 11615 ada 2 parsele yansımasının 144835/150067 pay olduğu, davalı adına kayıtlı diğer 5232/150067 payın ise eldeki temlikle edinilmediği, dava dışı 3951 parsel sayılı taşınmazdan davalıya gelen pay olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, önceki bozma kararında da değinildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Ancak kök ... parsel sayılı taşınmazda temlike konu payların imar sonucu oluşan dava konusu ... ada 2 parsel sayılı taşınmaza yansıyan 144835/150067 pay yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken, davalı Belediyenin dava dışı 3951 parselden gelen paylarının da kabul kapsamına alınarak fazla pay üzerinden kabul kararı verilmiş olması doğru değildir. Ayrıca, harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerektiğinden, iptal-tescile karar verilmesi gereken doğru pay oranlarına göre tespit edilen dava değeri gözetilerek karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmektedir. Ne var ki, anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile; Hükmün 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 1. bent olarak; "Dava konusu .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11615 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı adına olan 144835/150067 payın tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2'şer oranda tapuya kayıt ve tesciline" cümlesinin yazılmasına; Hükmün 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak; "Alınması gereken 241.974,40 TL karar ilam harcından başlangıçta alınan 34,16 TL peşin harç, 62.645,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 62.679,16‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 179.295,24 TL harcın bozma öncesi verilen karar gereği tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına" cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4596, K. 2025/2505, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4596-e-2025-2505-k-75ad231dbd3f