Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4417 E. 2025/4060 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4417
- Karar No
- 2025/4060
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/950 E., 2024/1340 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayönü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/131 E., 2023/236 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; mirasbırakanlarından kalan taşınmazların intikali, taksimi ve satışı hususunda kardeşi olan davalı ...'i vekil tayin ettiğini, ancak vekilin bilgisi ve iradesi dışında dava konusu 105, 347, 65, 38, 1 93... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini sağladıktan sonra 65 parseli davalı ...'na, 347 parseli ise diğer davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, devirlerin değerinin çok altında bedelle ve muvazaalı olduğunu, kendisine herhangi bir bedel de ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tescilini, ayrıca davalıların haksız işgali nedeniyle ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, anne ve babalarının ölümünden sonra davacının da aralarında bulunduğu 6 kardeşin bir araya gelerek kendi rıza ve iradeleriyle mirasbırakanlarından kalan taşınmazların paylaşımı hususunda anlaştıklarını, davacı İzmir'de yaşadığından miras taksim işlemlerinin yapılması amacıyla kendisine vekaletname verdiğini, tüm kardeşler arasında 08.03.2013 tarihli miras taksim sözleşmesinin imzalandığını, dava tarihinden önce davacıyla arasında başka bir sebepten dolayı husumet oluşunca davacının aradan 10 yıl geçtikten sonra kötüniyetle dava açtığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu 347 parsel sayılı taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra üzerine bina ve çardak yaptırıp yüklü masraf ettiğini, iyiniyetli olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki iç ilişkiyi bilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu 65 parsel sayılı taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, satın aldıktan sonra taşınmaz üzerine bağ evi yaptırdığını, iyiniyetli olduğunu, davacı ve davalı ... arasındaki ilişkiyi bilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kendiliğinden, dava konusu 1 93... parsel sayılı taşınmazların davalı ... dışındaki dava dışı diğer paydaşları ... ve ... dahili davalı olarak davaya eklenmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı kardeşi ... mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazlar hakkında geniş yetkiler içeren vekaletname verdiği, davacıya vekaleten davalı ve dava dışı diğer kardeşlerin bir araya gelerek 08.03.2013 tarihli miras taksim sözleşmesini imzaladıkları, tanık beyanlarına göre tüm kardeşlerin bir araya gelerek mirasın taksimi konusunda anlaştıkları, anlaşmaya göre davacının ve dava dışı diğer kardeşler .. ve .... mirasa ilişkin haklarından davalı ... lehine feragat ettikleri, diğer mirasçılar ... ve ... ise miras paylarını istedikleri, tanık olarak dinlenen mirasçılar ... ve .... miras paylaşımı yaptıklarını, davacının ise uzakta yaşadığından vekaletname verdiğini beyan ettikleri, davalı ...'in davacının iradesi dışında hareket ettiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, 3. kişi konumunda olan davalılar ile davalı ... arasındaki ilişkinin araştırılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre davacı tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, temlikin davacının iradesi ve taksim sözleşmesi doğrultusunda gerçekleştiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece dava dışı paydaşlar ... ile ... davaya dahil edilmişse de anılan kişiler hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı, davada taraf sıfatı taşımadıkları halde ... ve ... hakkında ret hükmü kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun değinilen yönden kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak haklarında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ... ve ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davacının tapu iptali ve tescil, terditli tazminat ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı vekil ...’in vekalet görevini kötüye kullanarak davacıyı alacağından yoksun bıraktığını, vekilin davacıya hiçbir bedel ödemediğini, davacının iradesi ve bilgisi dışında taşınmazların devrini gerçekleştirdiğini, satış bedellerinin gerçek değerinden oldukça düşük gösterildiğini, davalılar ... ve ....’in de iyi niyetli olmadığını, dava konusu vekaletnamenin de usulüne uygun düzenlenmediğini, vekaletnamede dava konusu taşınmazların adres ve bilgilerinin açıkça yazılmadığını, Mahkemece sadece davalı tanıklarının beyanlarının esas alınarak karar verildiğini, davalı tanıkları her ne kadar davacının miras taksim sözleşmesiyle haklarından feragat ettiklerini, buna dair yazılı sözleşme olduğunu bildirmişlerse de bu belgenin ortada olmadığını ve dosyaya sunulamadığı, ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, davalı tanıklarının soyut beyanları esas alınarak hüküm verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının ... 5. ..... Noterliğinin 21.01.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile mirasbırakanlarından kalan taşınmazların intikali, taksimi ve satışı hususunda davalı kardeşi ... vekil tayin ettiği, davalı ... kendi adına asaleten davacıya vekaleten ve dava dışı mirasçılar ... ve ... arasında noterde düzenlenen 08.03.2013 tarihli Düzenleme Şeklinde .. .. Taksim sözleşmesi uyarınca 22.10.2013 tarihli aynı akitle ve taksim suretiyle dava konusu 105, 347, 65, 38 parsel sayılı taşınmazların tamamı davalı ... adına, dava konusu 193 parselin 7/10 payı davalı ..., 3/10 payı dava dışı mirasçı Selma, dava konusu 209 parselin 3/5 payı davalı ... 2/5 payı dava dışı mirasçı ... adına tescil edildiği, davalı ...'in 65 parseli 12.12.2016 tarihinde davalı ...'na, 347 parseli ise 24.11.2021 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.