Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4403 E. 2025/3160 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4403
Karar No
2025/3160
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1795 E., 2024/1015 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/457 E., 2022/373 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı, davalılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 172 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 6.800 metrekare yüz ölçümünde olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda 2.565,40 metrekare olarak tescil edildiğini, geriye kalan 4.230 metrekare yüz ölçümündeki kısmın ise komşu 101 ada 173 parsel sayılı taşınmazda tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 22.01.2019 tarihli dilekçesiyle; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ancak davacılar murisi ...'un mirasçıları olan ..., ... ve ...'ın davaya dahil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın babaları ...'tan kendilerine intikal ettiğini, taşınmazı babalarının 1970 tarihinde dava dışı ...'tan harici satış sözleşmesiyle satın aldığını, vergilerinin babaları tarafından ödendiğini, davacının 101 ada 173 parsel sayılı taşınmazı kayınpederinden satın aldığını, satın alırken yüz ölçümünü bilerek satın alması nedeniyle eldeki davayı açmaya hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 101 ada 173 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden önce davacı tarafından haricen satın alındığı ve taşınmazın zilyetliğinin davacıda bulunduğunun ispatlandığı gerekçesiyle davalı tapu malikleri ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile dava konusu 101 ada 173 parsel sayılı taşınmazın dosya kapsamında mevcut 18.11.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.681,26 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalılar ..., ... ve ...'ın tapu maliki olmaması nedeniyle anılan davalılar yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ..., ..., ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kesinleşen kadastro tespitinden sonra çapa dayanarak 101 ada 172 parsel sayılı taşınmazı satın aldığı ve kadastro öncesi nedenlere dayanarak eldeki davayı açtığı, davacının 101 ada 172 parsel sayılı taşınmazı kesinleşen kadastro tespitinden sonra çapa dayanarak satın almış olması nedeniyle hakkının edindiği çap kapsamı ile sınırlı olduğu, bu kapsamda satıcısına ait tapuya dayanarak tespit öncesi nedenlerle çap kapsamı dışında kalan yerin tapu kaydının iptalini dava edemeyeceği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu; öte yandan davalılar ..., ... ve ...'ın tapu kayıt maliki olmadığı ve davaya dahil edilmelerinde yasal bir zorunluluk bulunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince re'sen davaya dahil edilmeleri ve karar başlığında davalı sıfatıyla taraf olarak gösterilmelerinin adı geçenlere taraf sıfatı kazandırmayacağı gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle tapu kayıt malikleri ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların birlikte istinaf başvurusunda bulunduğunu, her bir davalı açısından ayrı ayrı harç yatırılması gerekirken tek bir davalının harç yatırdığını bu nedenle harç yatırmayan davalılar yönünden inceleme yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 101 ada 173 parsel sayılı taşınmaz davalılar... ve ... adına kayıtlı ise de taşınmazın uzun yıllardır nizasız ve fasılasız davacı tarafından kullanıldığını, bu hususun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, tanık beyanları, fiili durum ve bilirkişi incelemesi göz ardı edilerek verilen kararın kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamından; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 101 ada 172 parsel sayılı taşınmazın senetsizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazın 19.04.2010 tarihli satış işlemi sonucunda dava dışı ... adına tapu kayıt ve tescil edildiği, bilahare 10.05.2012 tarihli satış işlemi ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, aynı yer 101 ada 173 parsel sayılı taşınmazın senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle 1/4 paylarla davalılar ..., ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, davacının satış suretiyle edindiği 101 ada 172 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 4.230,00 metrekarelik kısmının davalılara ait taşınmazda kaldığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece ... Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4403, K. 2025/3160, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4403-e-2025-3160-k-807aa1c9ae2e