Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4023 E. 2025/4593 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4023
- Karar No
- 2025/4593
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/87 E., 2024/130 K.
Mahkeme kararı; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; davalı kardeşi ..............nin mirasbırakan anneleri ...’tan aldığı taşınmaz satış yetkisi içerir vekaletname ile diğer davalı eşi.........nin vekil tayin ettirildiğini, mirasbırakanları anne ve babalarının ölümünden sonra müşterek evin öteki davalı ...’a satıldığını öğrendiğini, mirasbırakanın akıl sağlığı ve rızasının şüpheli olduğunu, temlikin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 661 parsel sayılı taşınmazdaki 28 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile miras payı oranında adına tescilini, mümkün olmazsa taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespit edilerek mirasçı olan davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 02.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile miras payına isabet eden oranda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ...; çekişme konusu taşınmazı bedelini peşin ödeyip usulünce satın aldığını, davalılarla daha önceden tanışıklığının olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar ..............; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuşlar, mirasbırakanın irade ve isteği doğrultusunda 250.000,00 TL bedel karşılığında satış işleminin gerçekleştirildiğini, satıştan elde edilen gelir ile mirasbırakan ve eşinin her türlü ihtiyaçlarının karşılandığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2011/161 E., 2015/483 K. sayılı kararı ile; dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilip mirasbırakanın vekaletname tarihinde akıl sağlığının yerinde olduğuna ilişkin rapor bulunduğu, satışın muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı, ........... dışında kalan davalıların taraf sıfatlarının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; "...Dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davada, ehliyetsizlik ile vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayanıldığı görülmektedir....Somut olayda; öncelikle ehliyetsizlik iddiası yönünden araştırma yapılması gerekirken, yukarıda değinilen ilke ve düzenlemeler kapsamında araştırma yapılmadığı ve Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mirasbırakan ...'un vekaletname ve temlik tarihlerinde hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması...ehliyetli çıkması halinde vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası yönünden inceleme yapılarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve noksan soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı olarak mirasbırakana teban pay oranında tapu iptal-tescil, olmazsa bedel isteğiyle dava açtığı, ancak kayıt maliki davalının terekeye karşı 3. kişi konumunda olduğu, üçüncü kişiye karşı pay oranında açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, dava ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle bozma kararının taraflar lehine usuli kazanılmış hak da teşkil etmeyeceği, davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılmadan karar verildiğini, mirasbırakanın tedavi evraklarının istenmediğini, her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporunda mirasbırakanın ehliyetli olduğu belirtilmişse de tüm tedavi evrakları istenmeden düzenlenen raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası yönünden de hiçbir araştırma yapılmadığını, tanıkların dinlenmediğini, satış bedelinin ödendiğinin ve bu bedelin mirasbırakan ve eşinin ihtiyaçları için harcandığının da ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı mirasbırakana teban pay oranında açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'un 27.10.2008 tarihinde satış yetkisini de içerir vekaletname ile gelini davalı ...'yi vekil tayin ettiği, vekilin mirasbırakana ait 28 numaralı bağımsız bölümü 30.12.2008 tarihinde diğer davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, 1930 doğumlu mirasbırakanın 16.09.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak davacı oğlu ile davalı oğlu ... 'nin (davalı ...'nin eşi) kaldığı, davalı vekil...ile kayıt maliki davalı ...'un ise mirasbırakanın terekesine göre 3. kişi konumunda oldukları anlaşılmaktadır. Haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve el atmanın önlenmesi gibi davaların dışında mülkiyetten kaynaklanan ve murise teb'an açılacak ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi davalarda mirasçı olmayan 3. kişiye karşı terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, mirasçılardan bir tanesinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde ise tüm mirasçıların davaya muvafakatlerinin sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 640. madde) tartışmasızdır. Mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi hukuki nedenlere dayalı miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı açıktır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.